İçeriğe geç
AC

İşe İade Davasında İspat: Delil Yükünü Doğru Kurma Rehberi

9 Haziran 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 66 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

İşe iade uyuşmazlıklarında dosyanın kaderi, çoğunlukla kimin neyi ispatlamakla yükümlü olduğunun doğru anlaşılmasına bağlıdır. Taraflar sıklıkla ispat yükünü olduğundan geniş ya da dar algılar; sonuçta biri gereksiz belge yığar, diğeri asıl göstermesi gereken olguyu boş bırakır. Bu rehber, ispat düzeninin dosyaya nasıl yansıtılacağına odaklanır.

İspat Yükünün Dağılımı

4857 sayılı İş Kanunu düzeninde feshin geçerli bir sebebe dayandığını ortaya koymak işverenin yükümlülüğündedir. Çalışan ise feshin ileri sürülenden başka bir sebebe dayandığını iddia ediyorsa, bu iddiasını desteklemekle yükümlüdür. Bu ayrım, dosyanın nasıl kurulacağını belirler: işveren tarafında performans, ekonomik gerekçe veya disiplin sürecine ilişkin kayıtlar; çalışan tarafında ise sendikal faaliyet, şikâyet veya benzeri bir saikin varlığına işaret eden kayıtlar öne çıkar.

Fesih Gerekçesinin Yazılı Zemini

Fesih bildiriminde yazılan sebep, yargılama boyunca işvereni bağlar; sonradan yeni bir gerekçe eklenmesi kabul görmez. Bu nedenle bildirim metni ile dosyaya sunulan savunma arasındaki tutarlılık ilk kontrol edilecek konudur. Savunma alınmasını gerektiren hâllerde bu adımın atlanmış olması, esasa girilmeden sonucu etkileyebilir. İş sağlığı ve güvenliğine dayandırılan fesihlerde 6331 sayılı Kanun kapsamındaki eğitim ve uyarı kayıtları belirleyici hâle gelir.

Çalışanın Toplayabileceği Deliller

  • Görev tanımı, terfi ve performans değerlendirme yazıları
  • Fesih öncesi dönemdeki e-posta ve kurumsal yazışmalar
  • Aynı dönemde işe alınan veya işten çıkarılan kişilere ilişkin bilgiler
  • Bordro, giriş-çıkış kayıtları ve fazla çalışma kayıtları
  • 5510 sayılı Kanun kapsamındaki sigorta bildirimleri ve çıkış kodu

Arabuluculuk Aşamasında Yapılan Hatalar

7036 sayılı Kanun uyarınca işe iade talebinde arabuluculuk bir dava şartı olarak öngörülmüştür. Bu aşamada yapılan en yaygın hata, görüşmeye hazırlıksız gidilmesi ve tutanağa geçen ifadelerin sonraki davada aleyhe kullanılabileceğinin göz ardı edilmesidir. Anlaşma sağlanırsa, anlaşmanın hangi alacak kalemlerini kapsadığı açıkça yazılmalıdır; kapsam belirsiz bırakıldığında sonradan talep edilen kalemler tartışmalı hâle gelir.

Zaman Planı

Fesih bildiriminin tebliği, arabuluculuk başvurusu, son tutanak tarihi ve dava açma aşaması tek bir çizelgede izlenmelidir. Bu çizelgenin her satırında belgenin kendisine gönderme yapılması, ilerleyen aşamada tarih tartışmasını ortadan kaldırır. Tanık beyanına dayanılacaksa, tanıkların hangi olguyu bildiği önceden not edilmeli; herkesin her şeye tanıklık ettiği izlenimi veren listelerden kaçınılmalıdır.

Buradaki bilgiler genel niteliktedir. İş ilişkisinin yapısı ve fesih gerekçesi ispat düzenini değiştirebileceğinden, kendi dosyanız için bir avukatla çalışmanız yararınıza olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla