İçeriğe geç
AC

Mobbing İddiasında Görevli Mahkeme, Yetki ve Arabuluculuk Sonrası Anlaşma–Dava Tercihi

3 Haziran 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 71 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

İşyerinde sistematik baskı, yıldırma ve dışlama iddiaları gündeme geldiğinde tartışma çoğu zaman esastan önce usulde düğümlenir. Mobbing, mevzuatımızda tek başına bağımsız bir dava türü olarak düzenlenmediğinden, talebin hukuki niteliği hem görevli mahkemeyi hem yetkili yeri hem de zorunlu arabuluculuk kapsamına girilip girilmediğini doğrudan belirler.

Talebin Niteliği Görevli Mahkemeyi Belirler

4857 sayılı Kanuna dayanan iş ilişkisi kaynaklı uyuşmazlıklarda görev, 7036 sayılı Kanun uyarınca iş mahkemesindedir; iş mahkemesi kurulmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi bakar. Mobbing iddiası pratikte haklı nedenle fesih, kıdem ve ihbar tazminatı, işe iade ya da manevi tazminat talebine bağlanır. İşverenin 6331 sayılı Kanundan doğan gözetim ve önlem alma yükümlülüğünün ihlali de aynı çatı altında tartışılabilir. İddia 5510 kapsamında bir sağlık sonucuna uzanıyorsa, sosyal güvenlik boyutunun ayrı bir dosya kurgusu gerektirdiği unutulmamalıdır.

Arabuluculuk Kapsamı Nerede Tartışmalı Hale Geliyor?

İşçi alacağı ve işe iade talepleri bakımından arabuluculuk dava şartıdır; buna karşılık iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan tazminat istemleri kapsam dışında bırakılmıştır. Mobbing kaynaklı manevi tazminat talebinin hangi grupta değerlendirileceği, dosyanın somut kurgusuna göre değişebilmektedir. Bu nedenle güvenli yol, talep kalemlerini ayrıştırıp arabuluculuk başvurusunun kapsamını tutanakta açıkça göstermektir. Aksi hâlde dava şartı yokluğundan usulden ret riski doğar ve zaman kaybı yaşanır.

Yetkili Yer ve Yetki İtirazına Hazırlık

İş uyuşmazlıklarında yetki, davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesine göre belirlenir. Birden çok işyerinde çalışılmışsa fiilen çalışılan son yerin belgelenmesi önem taşır. İşveren tarafın süresinde ileri süreceği yetki itirazına karşı, işyeri kayıtları ve giriş–çıkış verileriyle desteklenmiş bir cevap hazırlığı baştan yapılmalıdır.

Anlaşma mı, Dava mı? Karar Ölçütleri

  • Anlaşma tutanağının kapsamı: hangi alacak kalemlerinin ibra edildiği tek tek yazılmalıdır.
  • Manevi tazminatın anlaşmaya dahil edilip edilmediği açıkça belirtilmelidir.
  • Tanık beyanlarına ulaşılabilirlik: hâlen çalışan tanıkların beyan riski gerçekçi değerlendirilmelidir.
  • Yazılı delilin gücü: elektronik yazışma, görev değişikliği yazıları ve performans kayıtları.
  • Sürecin öngörülen süresi ile talep edilen tutar arasındaki denge.

Anlaşmanın Geri Dönülemez Sonucu

Arabuluculuk anlaşma belgesi icra edilebilirlik yönüyle güçlü bir sonuç doğurur; bu nedenle geniş ve genel ibare içeren metinler, sonradan açılacak davanın önünü kapatabilir. Anlaşmama tutanağı düzenlenmesi hâlinde ise dava dilekçesinin tutanakla uyumlu talep başlıkları içermesi gerekir.

Buradaki değerlendirmeler genel nitelikte olup her dosyanın kendi belge düzeni ve zamanlaması sonucu değiştirebilir. Fesih, başvuru ve tutanak tarihlerinizi bir hukukçuyla birlikte gözden geçirmeniz yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla