İş davalarında mobbing ve fazla mesai, ispatı en zor iki başlıktır; çünkü ikisi de tek bir belgeye değil, zaman içinde biriken bir kayıt zincirine dayanır. 4857 sayılı İş Kanunu çalışma süreleri ve fesih rejimini, 7036 sayılı Kanun iş mahkemelerinin usulünü ve dava şartı arabuluculuğu, 6331 sayılı Kanun işyerindeki koruma yükümlülüklerini, 5510 sayılı Kanun ise hizmet süresine ilişkin kayıtları belirler. Aşağıdaki liste, iş ilişkisi sürerken ve fesih anında delil eksikliğini önlemeye yöneliktir.
Mobbing iddiasında süreklilik ve sistematiklik
Tek bir tartışma ya da bir kez yaşanan gerginlik, hukuki anlamda mobbing iddiasını taşımaya çoğu zaman yetmez. Aranan şey, belirli bir kişiye yönelen, tekrar eden ve amacı çalışanı yıldırmak olan davranış örüntüsüdür. Bu nedenle olaylar tarih, saat, yer, tanık ve sonuç bilgisiyle bir kronoloji hâlinde tutulmalıdır.
Hangi kayıtlar gerçekten işe yarar
- Kurumsal e-posta yazışmaları, görev değişikliği bildirimleri ve savunma istemleri
- Sebepsiz yer, unvan veya görev değişikliğini gösteren idari yazılar
- Sağlık kuruluşuna başvuru kayıtları ve rapor tarihleri
- İşyerine yapılan yazılı şikâyet ve kuruma yapılan ihbar başvurularının kaydı
- Aynı ortamda çalışan tanıkların adları ve çalıştıkları dönem
Fazla mesai ispatında kayıt ve tanık dengesi
Fazla çalışma öncelikle işyeri kayıtlarıyla ispatlanır: giriş çıkış turnike kayıtları, puantaj, vardiya çizelgesi, servis listesi ve bordrolar. Bordroda fazla mesai tahakkuku görünüyor ve ihtirazi kayıt konulmadan ödeme alınmışsa, o döneme ilişkin talep zayıflar. Kayıt bulunmadığında tanık beyanı devreye girer; ancak tanığın çalıştığı dönem ile talep edilen dönemin örtüşmesi gerekir.
Arabuluculuk aşamasında kalem ayrımı
Dava şartı arabuluculukta imzalanan anlaşma belgesinde hangi alacakların kapsandığı tek tek yazılmalıdır. Genel ve kapsayıcı ifadelerle imzalanan tutanaklar, sonradan açılacak davada kapsam tartışması doğurur. Anlaşmama hâlinde ise son tutanak tarihinin dava süresi bakımından takip edilmesi gerekir.
Fesih anında yapılacaklar
Fesih bildiriminin yazılı hâli, gerekçesi ve tebliğ tarihi mutlaka saklanmalıdır. Haklı nedenle istifa düşünülüyorsa, gerekçe fesih anında yazılı olarak bildirilmelidir; sonradan eklenen gerekçeler kabul görmeyebilir. Sigorta hizmet dökümü ve işten ayrılış bildirgesindeki kod, sonraki talepleri doğrudan etkiler.
Bu açıklamalar genel bilgi niteliğindedir; işyerinin büyüklüğü, çalışma düzeni ve fesih biçimi sonucu değiştirebilir. İş ilişkisi devam ederken atılacak adımların geri dönüşü zor olduğundan, karar öncesinde hukuki görüş alınması önerilir.