İçeriğe geç
AC

Mobbing İddiası ve Kıdem Hesabında Arabuluculuk Şartı ile İş Mahkemesi Yetkisi

8 Nisan 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 66 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

Mobbing iddiasıyla işten ayrılan bir çalışanın dosyasında iki ayrı hesap yürür: bir yandan kıdem ve ihbar gibi parasal alacaklar, diğer yandan kişilik haklarının ihlaline dayanan tazminat talebi. Bu iki talebin usul yolu her zaman aynı değildir ve bu fark gözden kaçtığında dava şartı sorunları ortaya çıkar.

Zorunlu Arabuluculuk Kapsamını Doğru Belirlemek

7036 sayılı Kanun uyarınca işçi ve işveren arasındaki alacak ve tazminat talepleri ile işe iade istemi bakımından arabuluculuk dava şartıdır. Buna karşılık iş kazası veya meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminat talepleri bu kapsam dışında tutulmuştur. Mobbing iddiasına dayanan manevi tazminat talebinin hangi kategoriye gireceği, iddianın nasıl kurgulandığına bağlı olarak değişebilir. Bu nedenle arabuluculuk başvurusunun kapsamı, dava dilekçesinde ileri sürülecek tüm talepleri karşılayacak genişlikte tutulmalıdır.

Son Tutanağın İçeriği Neden Önemli

  • Anlaşmama tutanağında tarafların ve talep kalemlerinin tam olarak gösterilmesi gerekir
  • Tutanakta yer almayan bir talep için dava açıldığında dava şartı eksikliği gündeme gelebilir
  • İşveren sıfatı tartışmalıysa, asıl işveren ve alt işveren ilişkisinin tutanakta yansıması önem taşır
  • Kısmi anlaşma hâllerinde hangi kalemlerin kapsandığı açıkça yazılmalıdır
  • Tutanağın tarihi, dava açma süresinin hesabında başlangıç noktasıdır

Mobbing İddiasında İspat Yükünü Hafifletmek

  1. Davranışların sistematik ve süreklilik gösterdiğini ortaya koyan bir zaman çizelgesi hazırlanır.
  2. Yazışmalar, görev değişikliği bildirimleri ve performans değerlendirmeleri tarih sırasına konur.
  3. İş yerinde yapılan şikâyet başvuruları ve bunlara verilen yanıtlar dosyaya eklenir.
  4. Sağlık kuruluşlarından alınan raporlar, süreçle bağlantısı gösterilerek sunulur.
  5. Tanık beyanları, somut olaylara bağlanacak şekilde önceden konu başlıklarına ayrılır.

Kıdem Hesabında Tartışma Yaratan Kalemler

4857 sayılı Kanun çerçevesinde kıdem hesabının temeli giydirilmiş ücrettir. Uygulamada uyuşmazlık genellikle ücretin gerçek tutarı, düzenli ödenen yol ve yemek yardımlarının hesaba katılıp katılmayacağı ve prim ile ikramiyelerin niteliği üzerinde çıkar. 5510 sayılı Kanun kapsamındaki hizmet dökümü ile bordro kayıtları arasındaki farklar, ücret tespiti bakımından belirleyici olabilir. Ayrıca 6331 sayılı Kanun kapsamındaki yükümlülüklerin ihlali, çalışma koşullarına ilişkin iddiaları destekleyen ek bir başlık oluşturabilir.

Yetkili Mahkeme ve Usul Kontrolü

İş uyuşmazlıklarında yetki, davalı işverenin yerleşim yeri ile işin görüldüğü yer esas alınarak belirlenir ve bu kural işçi aleyhine sözleşmeyle değiştirilemez. Birden fazla iş yerinde çalışılmışsa hangi yerin esas alınacağı dilekçede gerekçelendirilmelidir. Yetki itirazının süresinde ileri sürülmesi hâlinde dosya esasa girilmeden ele alınacağından, bu husus baştan planlanmalıdır.

Bu yazı genel bilgilendirme niteliğindedir. Çalışma süresi, ücret yapısı ve fesih biçimi sonucu doğrudan etkilediğinden, arabuluculuk başvurusundan önce belgelerin bir hukukçuyla birlikte gözden geçirilmesi önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla