İçeriğe geç
AC

İş Kazasında İspat Yükü: Görevli İş Mahkemesi ve Delilin Erken Toplanması

9 Haziran 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 80 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

İş kazası dosyalarında sonuç, çoğunlukla kazanın nasıl gerçekleştiğinin değil, nasıl kanıtlanabildiğinin ürünüdür. 4857 sayılı Kanun, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, 5510 sayılı Kanun ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu birlikte okunduğunda; işverenin yükümlülükleri, kurumun rücu hakkı ve işçinin tazminat talebi aynı olgusal zemine dayanır. Bu zemin ilk günlerde sağlam kurulmazsa sonradan onarılması güçtür.

İlk Günlerde Yapılması Gerekenler

  1. Kazanın kuruma süresinde bildirilip bildirilmediğinin teyidi ve bildirim belgesinin örneğinin alınması.
  2. İşyerinde düzenlenen kaza tutanağının okunmadan imzalanmaması, içeriğine katılınmıyorsa şerh düşülmesi.
  3. Kolluk ve iş müfettişi incelemesi yapılmışsa bu raporların dosyaya kazandırılması.
  4. Olay yerinin, kullanılan makinenin ve koruyucu donanımın fotoğraflanması.
  5. Hastane kayıtlarının, ilk müdahale evrakının ve rapor sürelerinin eksiksiz toplanması.

İspat Yükünün Dağılımı

İşçinin kural olarak kazanın iş ilişkisi içinde ve iş nedeniyle gerçekleştiğini ortaya koyması beklenir. Buna karşılık işveren, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini yerine getirdiğini belgelemekle yükümlüdür. Bu noktada eğitim kayıtları, risk değerlendirme raporu, kişisel koruyucu donanım zimmet tutanakları ve periyodik bakım belgeleri belirleyici olur. Söz konusu belgeler işverenin elinde bulunduğundan, dava dilekçesinde bunların mahkemece celbi açıkça talep edilmelidir.

Görev ve Yetki Analizi

İş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat talepleri iş mahkemesinde görülür; iş mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Yetki bakımından işverenin yerleşim yeri mahkemesi ile işin yapıldığı yer mahkemesi seçeneklidir. Önemli bir ayrım şudur: işçilik alacaklarında dava şartı olan arabuluculuk, iş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan tazminat davaları bakımından aranmaz. Bu kuralın gözden kaçırılması, gereksiz zaman kaybına ya da tam tersine kapsam içindeki alacak kalemleri için usulden redde yol açar.

Bilirkişi Aşamasını Yönetmek

Dosyanın kaderi çoğunlukla kusur dağılımını belirleyen raporda şekillenir. Rapora itiraz, genel bir memnuniyetsizlik ifadesi olarak değil, hangi belgenin dikkate alınmadığı ve hangi teknik varsayımın dosyayla çeliştiği gösterilerek yapılmalıdır. Sürekli iş göremezlik oranının tespiti ile hesap raporundaki kazanç verilerinin uyumu da ayrıca denetlenmelidir.

Usule Aykırılıktan Doğan Riskler

Sık rastlanan aksaklıklar arasında, tazminat talebinin belirsiz alacak davası olarak açılıp açılmayacağının yanlış değerlendirilmesi, kurumca yapılan ödemelerin talep edilen tutardan düşülmemesi ve ölümlü kazalarda destekten yoksun kalma talebinin hak sahiplerinin tamamı yönünden kurulmaması sayılabilir. Bu eksikliklerin bir kısmı ıslahla giderilebilse de, zamanaşımı ileri sürüldüğünde telafisi güçleşir.

Buradaki açıklamalar genel niteliktedir; kazanın oluş biçimi, işyerinin niteliği ve mevcut belgeler dosyanın seyrini belirler. Talep hazırlamadan önce dosyaya özgü hukuki değerlendirme alınmalıdır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla