İşçi ile işveren arasındaki bir alacak ihtilafı ile Sosyal Güvenlik Kurumu’nun taraf olduğu uyuşmazlık dışarıdan benzer görünse de usul bakımından aynı yoldan yürümez. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile getirilen zorunlu arabuluculuk iş hukuku dosyalarının büyük bölümünde dava şartıdır; ancak sigortalılık ve prim kaynaklı ihtilaflarda tablo değişir. Bu rehber, hangi ön adımın hangi sırayla atılacağını ve usule aykırı bir başlangıcın dosyayı neden esasa girilmeden bitirdiğini ele alıyor.
Arabuluculuk Kapsamı Dışında Kalan Alanı Doğru Çizmek
Zorunlu arabuluculuk, kanuna veya bireysel iş sözleşmesine dayanan işçi ve işveren alacakları ile işe iade talepleri için öngörülmüştür. Buna karşılık hizmet tespiti gibi kamu düzenine ilişkin talepler ve iş kazası ile meslek hastalığından kaynaklanan maddi–manevi tazminat ile rücu davaları bu kapsamın dışındadır. Hizmet tespitinde hâkimin resen araştırma yükümlülüğü bulunduğu için tarafların masa başında anlaşmasıyla sonuç doğurulması mümkün değildir. “Her iş davası arabuluculuğa tabidir” varsayımıyla hareket eden taraf gereksiz bir süreç yaşar; tabi olduğu hâlde arabulucuya başvurmayan taraf ise davanın usulden reddiyle karşılaşır.
Kuruma Ön Başvuru: Arabuluculuktan Bağımsız İkinci Koşul
Sosyal Güvenlik Kurumu’nun taraf olduğu iş davalarında dava açılmadan önce Kuruma başvurulması ayrı bir dava şartıdır ve arabuluculuk son tutanağı bu eksikliği gidermez. Prim gün sayısı, tescil, aylık bağlanması ya da borç tahakkuku gibi konularda önce idari başvuru yapılmalı, Kurumun cevabı veya cevapsız kalan süre beklenmelidir. Uygulamadaki en sık aksaklık, başvuru dilekçesinde talebin belirsiz bırakılıp davada bambaşka bir kalemin ileri sürülmesidir; bu durumda ön başvurunun o talep bakımından hiç yapılmadığı sonucuna varılabilir.
Başvuru Evrakının Dosyadaki Yeri
- Kuruma verilen dilekçenin kayıt tarihini gösteren belge, sürelerin başlangıcı bakımından belirleyicidir.
- Arabuluculuk son tutanağında tarafların ve talep kalemlerinin doğru yazılması, ileride kapsam tartışması çıkmasını önler.
- İşveren kayıtları, bordro ve hizmet dökümü arasındaki farklar tabloya dökülerek gösterilmelidir.
- Aynı dönem için birden fazla işveren kaydı varsa, dönemler çakışma yönünden ayrıştırılmalıdır.
Usule Aykırı İşlemin Somut Bedeli
Dava şartı yokluğu, esas incelemeye geçilmeden verilen bir ret kararı doğurur. Bu karar hakkın kendisini ortadan kaldırmasa da zamanaşımı ve hak düşürücü süre bakımından tehlikeli bir gecikme yaratır; özellikle ödenmemiş primlerin geçmişe dönük tespiti aranan dosyalarda kaybedilen aylar telafi edilemeyebilir. Bu nedenle başvuru sırası, muhatap kurum ve talep tanımı davaya başlamadan önce yazılı olarak netleştirilmelidir.
Dosya Kurmadan Önce Yapılacak Kontroller
- Talep, alacak mı yoksa sigortalılık statüsünün tespiti mi; bu ayrım yolu belirler.
- Muhatap yalnızca işveren mi, yoksa Kurum da hasım gösterilecek mi.
- Zorunlu arabuluculuk gerekiyorsa başvuru, dava dilekçesinden önce tamamlanmış mı.
- Kuruma ön başvuru yapılmış ve cevap süresi dolmuş mu.
- Hizmet dökümü, işyeri sicil bilgileri ve ücret belgeleri güncel tarihli mi.
Buradaki açıklamalar genel nitelikte olup her dosyanın kendi kayıtları ve tarihleri sonucu değiştirebilir. Sigortalılık ve prim ihtilaflarında adım atmadan önce dosyanızın belgeleriyle birlikte bireysel hukuki değerlendirme yaptırmanız yerinde olur.