İçeriğe geç
AC

Açık Rıza İhlalinde Kurul Şikâyeti ve Yargı Yolu: Ön Başvurusuz Şikâyetin Sonucu

18 Haziran 2026 Bilişim Hukuku 2 dk okuma 83 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

Kişisel verilerin açık rızaya dayandırıldığı hâlde rızanın geçerli olmaması, uygulamada en sık rastlanan uyuşmazlık başlıklarındandır. 6698 sayılı KVKK ve ilgili düzenlemeler, ihlal iddiasının hangi sırayla ve hangi mercie taşınacağını ayrıntılı biçimde belirlemiştir; bu sıranın atlanması şikâyetin incelenmeden reddine yol açar.

Açık Rıza Gerçekten Var mı?

Açık rızanın geçerli olması için belirli bir konuya ilişkin olması, bilgilendirmeye dayanması ve özgür iradeyle açıklanması gerekir. Hizmetin sunulmasını rıza şartına bağlayan uygulamalar, üyelik sözleşmesine gömülmüş toplu onay metinleri veya önceden işaretlenmiş kutucuklar bu ölçütleri karşılamaz. Ayrıca kanunda sayılan diğer işleme şartlarından biri mevcutken ayrıca rıza alınması, ilgili kişiyi yanıltıcı nitelikte değerlendirilebilir. İnceleme, önce aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediğine bakılarak yapılmalıdır.

Zorunlu İlk Adım: Veri Sorumlusuna Başvuru

İlgili kişi, Kurul'a şikâyette bulunmadan önce veri sorumlusuna başvurmak zorundadır. Bu başvuru yazılı olarak veya Kurul'un belirlediği yöntemlerle yapılır. Veri sorumlusunun talebi en geç otuz gün içinde sonuçlandırması gerekir. Talebin reddedilmesi, verilen cevabın yetersiz olması ya da hiç cevap verilmemesi hâlinde şikâyet yolu açılır. Ön başvuru yapılmadan doğrudan Kurul'a gidilmesi, şikâyetin usulden reddi sonucunu doğurur.

Şikâyet Süresi ve Kapsamı

Şikâyet, cevabı öğrenme tarihinden itibaren otuz gün ve her hâlde başvuru tarihinden itibaren altmış gün içinde yapılır. Şikâyet dilekçesinde hangi verinin, hangi işleme faaliyetinde, hangi hukuki şarta aykırı biçimde kullanıldığı ayrı ayrı gösterilmelidir. Ayrıca veri ihlali bildirimi yapılmış mı, veri işleme envanteri ve saklama süreleri talep edilebilir mi gibi noktalar dilekçede yer aldığında inceleme daha isabetli yürür.

Kurul Kararına Karşı Yargı Yolu

Kurul kararları idari nitelikte olduğundan, bunlara karşı idari yargıda dava açılır. İdari para cezalarına karşı öngörülen itiraz usulü ile kararın iptaline yönelik dava birbirinden ayrıdır; hangi işleme karşı gidildiği net belirlenmelidir. Süre, kararın usulüne uygun tebliğiyle işlemeye başlar ve idari yargıdaki dava açma süresi burada belirleyicidir.

Tazminat Talebi Ayrı Bir Yoldur

  • Kurul şikâyeti, uğranılan zararın tazminini kendiliğinden sağlamaz.
  • Maddi ve manevi tazminat talepleri genel hükümlere göre adli yargıda ileri sürülür.
  • Kurul kararı, tazminat davasında güçlü bir dayanak olarak sunulabilir.
  • İçerik internette yayılmışsa, 5651 sayılı Kanun kapsamındaki kaldırma yolu paralel yürütülebilir.

Bu içerik genel bilgi paylaşımı amacı taşır. Veri işleme faaliyetinin yapısı, veri sorumlusunun konumu ve zararın niteliği her dosyada farklı bir strateji gerektirir; ön başvuru metnini hazırlarken hukuki destek almanız süreç kaybını önler.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla