Kişinin geçmişine ilişkin bir bilginin arama motoru sonuçlarından çıkarılması ile bu bilginin veri sorumlusunun sistemlerinden tamamen silinmesi, birbiriyle karıştırılan ama sonuçları farklı olan iki taleptir. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ilkini de ikincisini de kapsar; ancak izlenecek yol ve muhatap farklıdır. Bu yazı, talebin doğru muhataba ve doğru sırayla iletilmesini ele alır.
Silme, Yok Etme ve Anonim Hale Getirme Aynı Şey Değildir
Kanun, verinin işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması halinde verinin silinmesini, yok edilmesini veya anonim hale getirilmesini öngörür. Hangi yöntemin uygulanacağını kural olarak veri sorumlusu belirler; ilgili kişi yöntem dayatamaz ancak sonucun etkili olmasını isteyebilir. Talep dilekçesinde bu üç kavramın ayrımının doğru kurulması, cevabın niteliğini doğrudan etkiler.
Önce Veri Sorumlusu, Sonra Kurul
Kanun açık bir sıra öngörür: ilgili kişi önce veri sorumlusuna başvurur. Veri sorumlusu talebi en geç otuz gün içinde sonuçlandırır. Başvurunun reddi, verilen cevabın yetersiz bulunması veya süresinde cevap verilmemesi halinde Kurula şikayet yolu açılır. Bu şikayet, cevabı öğrenme tarihinden itibaren otuz gün ve her halde başvuru tarihinden itibaren altmış gün içinde yapılmalıdır. Veri sorumlusuna hiç başvurmadan doğrudan Kurula gidilmesi, şikayetin incelenmeksizin sonuçlanmasına yol açar.
Arama Sonucundan Çıkarma Talebinin Farkı
Bir haberin kaynağındaki yayın hukuka uygun olsa bile, kişinin adıyla yapılan aramalarda bu içeriğin öne çıkması ayrı bir değerlendirmeye tabidir. Burada kaynak içeriğin kaldırılması değil, indeksten çıkarılması talep edilir. Bu talep bakımından güncellik, kamu yararı, kişinin toplumdaki rolü ve bilginin doğruluğu gibi ölçütler birlikte tartılır. Aynı olayda 5651 sayılı Kanun kapsamındaki erişim engeli yolunun da gündeme gelmesi mümkündür.
Başvuru Metninde Bulunması Gerekenler
- Talebin hangi veriye ilişkin olduğu, kapsam daraltılmadan ama belirsiz bırakılmadan yazılmalıdır.
- Verinin işlenme sebebinin neden ortadan kalktığı somut olarak açıklanmalıdır.
- Kimlik doğrulamaya elverişli bilgiler eksiksiz verilmelidir; eksik başvuru süreyi başlatmayabilir.
- Başvurunun ulaştığı tarih ispatlanabilir bir yöntemle kayıt altına alınmalıdır.
- Cevabın tebliğ tarihi, şikayet süresinin başlangıcı olduğu için ayrıca not edilmelidir.
Süre Kaybının En Sık Yaşandığı Aşama
Uygulamada hak kaybı çoğunlukla ilk başvurunun kendisinde değil, olumsuz cevabın alınmasından sonraki bekleme döneminde doğar. İlgili kişi cevabın yeniden değerlendirileceği beklentisiyle yazışmayı sürdürürken şikayet süresi işlemeye devam eder. Yazışmanın uzatılması süreyi durdurmaz; bu nedenle cevabın alındığı gün takvime işlenmelidir.
Burada aktarılanlar genel çerçeveyi tanıtır. Verinin türü, işlenme amacı ve veri sorumlusunun statüsü sonucu değiştirebileceğinden, kendi başvurunuz için ayrıca değerlendirme yaptırmanız yerinde olur.