Boşanma dosyalarında taraflar genellikle çok sayıda materyalle gelir; ancak bunların önemli bir kısmı ya hukuka aykırı biçimde elde edilmiş olduğu için ya da usulüne uygun sunulmadığı için değerlendirmeye alınmaz. Dolayısıyla asıl mesele delil bulmak değil, dosyaya girebilecek delili doğru zamanda ve doğru biçimde sunmaktır.
Her Kayıt Dosyaya Giremez
Eşin rızası olmadan telefonuna erişilerek elde edilen içerikler, gizlice yerleştirilen kayıt cihazlarıyla alınan görüntü ve sesler, üçüncü kişilerin özel yazışmaları gibi materyaller hem değerlendirme dışı kalabilir hem de sunan taraf açısından ayrı bir hukuki sorumluluk doğurabilir. Buna karşılık tarafın kendisine gönderilen mesajlar, ortak alanda bulunan ve herkesin erişimine açık kayıtlar ile kendi katıldığı görüşmeye ilişkin veriler farklı bir kategoridedir. Bu ayrım yapılmadan hazırlanan delil listeleri, dosyayı güçlendirmek yerine zayıflatır.
Tanık Listesinin Kurgusu
Tanık, olayı doğrudan gözlemlediği kadarıyla anlamlıdır. Bu nedenle tanık listesi hazırlanırken şu düzen izlenir:
- Her tanığın hangi olaya ilişkin bilgi vereceği ayrı ayrı belirlenir.
- Duyuma dayalı anlatımların sınırlı değeri göz önünde tutulur.
- Aynı olay için birden fazla tanık varsa anlatımların çelişmemesi için olay tarihleri netleştirilir.
- Tanıkların taraflarla yakınlık derecesi baştan not edilir.
Ekonomik Taleplerin Kendine Ait Delili Vardır
Kusur ispatı ile nafaka, tazminat ve mal rejimi talepleri farklı malzemeyle kurulur. Ekonomik talepler için tarafların gelir kayıtları, sosyal güvenlik verileri, taşınmaz ve araç kayıtları, banka hesap hareketleri ve edinim tarihlerini gösteren belgeler gerekir. Çocuğa ilişkin talepler bakımından ise okul kayıtları, sağlık geçmişi ve fiili bakım düzenini gösteren veriler öne çıkar. Aile mahkemelerinin kuruluşuna ilişkin 4787 sayılı Kanun çerçevesinde yürütülen yargılamada, uzman görüşüne başvurulan hâllerde bu verilerin dosyada hazır bulunması sürecin akışını hızlandırır.
Delil Listesi Verilmemesinin Sonucu
HMK usulünde delillerin belirli aşamalarda ve süresinde bildirilmesi gerekir. Süresinde bildirilmeyen delil, elde mevcut olsa dahi sonradan dosyaya kazandırılamayabilir. Bu nedenle dava dilekçesi hazırlanırken delil listesinin de eş zamanlı oluşturulması; henüz elde edilmemiş ancak varlığı bilinen kayıtlar için ise ilgili kurumdan celbi yönünde açık talepte bulunulması gerekir.
Yukarıdakiler genel çerçevedir. Evlilik birliğinin seyri, tarafların ekonomik durumu ve çocukların yaşı sonucu doğrudan etkilediğinden, delil toplama aşamasına başlamadan önce dosyaya özgü hukuki değerlendirme yapılması yerinde olur.