Velayetin geçici olarak düzenlenmesi talebi, boşanma ya da velayetin değiştirilmesi davasının en erken ve çoğu zaman en belirleyici anıdır. Mahkeme bu aşamada, henüz tüm deliller toplanmadan, dosyaya sunulan sınırlı malzemeyle çocuğun kiminle kalacağına karar verir. TMK'nın çocuğun korunmasına ilişkin hükümleri ile HMK'nın geçici hukuki koruma düzeni birlikte işlediğinden, ilk dilekçeye eklenmeyen bir belge aylarca sürecek fiilî bir durumun aleyhe kurulmasına yol açabilir. Aile mahkemelerinin kuruluşunu düzenleyen 4787 sayılı Kanun uyarınca dosyaya uzman katkısının girmesi de bu erken fotoğrafa dayanır.
Yaklaşık ispat, belgesizlik demek değildir
Geçici tedbir talebinde tam ispat aranmaz; yaklaşık ispat yeterlidir. Uygulamadaki en yaygın hata, bu kolaylığın “belge gerekmez” diye okunmasıdır. Yaklaşık ispat, iddianın kuvvetle muhtemel olduğunu gösteren somut bir çekirdek sunmayı gerektirir. Çocuğun fiilen kimin yanında kaldığı, okul ve sağlık işlerini kimin yürüttüğü, günlük bakımın kim tarafından üstlenildiği bu çekirdeğin omurgasıdır.
Çocuğun üstün yararını görünür kılan belge grupları
- Süreklilik belgeleri: okul kayıt ve devam bilgisi, veli görüşmesi kayıtları, kreş sözleşmesi
- Bakım belgeleri: aile hekimi ve hastane başvuru kayıtları, aşı takip kartı, sürekli ilaç raporları
- Ortam belgeleri: ikametin çocuğun okuluna ve alışık olduğu sosyal çevreye uzaklığını gösteren veriler
- Ekonomik süreklilik: çocuğa ilişkin düzenli harcamaların banka hareketlerinden izlenebilen kısmı
- Tanık listesi: günlük yaşamı doğrudan gözlemleyen kişiler; duyuma dayalı beyanlar bu aşamada değer üretmez
Sosyal inceleme raporu beklenen değil, hazırlanan delildir
Pek çok dosyada taraflar uzman incelemesini pasif biçimde bekler. Oysa inceleme sırasında sorulacak konular öngörülebilir: çocuğun günlük rutini, ebeveynle kurduğu bağ, kardeş ilişkisi, bakımın kim tarafından fiilen sürdürüldüğü. Bu başlıkların her birine karşılık gelen yazılı bir dayanağın dosyada hazır bulunması, rapordaki tespitlerle dosya arasındaki tutarlılığı güçlendirir. Rapor aleyhe geldiğinde ise itiraz, genel bir beğenmeme beyanı değil; raporun hangi tespitinin hangi belgeyle çeliştiğini gösteren noktasal bir eleştiri olmalıdır.
Delil eksikliğinin doğduğu kırılma noktaları
- Ayrılık öncesi döneme ait hiçbir kaydın saklanmamış olması; iddia sonradan yeniden kurgulanmaya çalışılır.
- Okul ve sağlık kayıtlarının davanın ilerleyen aşamasında istenmesi, tedbir kararının çoktan verilmiş olması.
- Tanıkların yalnızca taraf yakınlarından seçilmesi ve gözleme değil aktarıma dayanması.
Hukuka aykırı yolla elde edilen delil tuzağı
Karşı tarafı ya da çocuğu habersiz kaydetmek, telefonuna erişmek veya üçüncü kişilerin yazışmalarını dosyaya koymak, çoğu zaman kazanç değil kayıp üretir. Böyle bir malzeme değerlendirme dışı bırakılabileceği gibi, ayrı bir sorumluluk da doğurabilir. Delilin içeriği kadar elde ediliş biçimi de dosyanın parçasıdır.
Buradaki değerlendirmeler genel nitelikte olup her velayet dosyası kendi olgusal zemininde ayrı sonuç verir. Çocuğun yaşı, kardeş ilişkisi ve tarafların fiilî durumu stratejiyi kökten değiştirebileceğinden, adım atmadan önce dosyanızı bir avukatla birlikte gözden geçirmeniz yerinde olur.