Boşanma sonrası en çok tartışılan konu, çocukla kişisel ilişkinin kapsamı ve fiilen uygulanabilirliğidir. Türk Medeni Kanunu esasa ilişkin ölçütü koyar, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ispat rejimini belirler, 4787 sayılı Kanun ise aile mahkemelerinin görev alanını çizer. Bu üç eksen bir arada okunmadığında, haklı bir talep bile uygulanamayan bir karara dönüşebilir.
Ölçüt: çocuğun yararı nasıl somutlaşır
Kişisel ilişki düzenlenirken belirleyici olan, tarafların birbirine karşı iddiaları değil çocuğun günlük yaşamıdır. Okul saatleri, uyku düzeni, sağlık durumu, kardeş ilişkisi ve ebeveynlerin oturduğu yerler arasındaki mesafe kararın içeriğini doğrudan etkiler. Bu nedenle talep, "daha fazla gün" biçiminde değil, çocuğun takvimine oturan somut bir program olarak yazılmalıdır. Uygulanabilir olmayan bir program, ileride ihlal tartışmasının kaynağı hâline gelir.
İspatı taşıyan unsurlar
- Uzman incelemesine esas olacak okul devam ve başarı kayıtları
- Sağlık raporları, tedavi süreçleri ve varsa danışmanlık kayıtları
- Ebeveynler arasındaki iletişimi gösteren yazışmalar ve teslim-alma kayıtları
- Çalışma saatlerini ve fiilî bakım imkânını gösteren belgeler
- Konut ve çevre koşullarına ilişkin bilgiler
- Önceki kararların uygulanma biçimine dair tutanak ve kayıtlar
Hukuka aykırı kayıt tuzağı
Uygulamada taraflar, karşı tarafın sözlerini kanıtlamak için ses veya görüntü kaydı sunar. Bu kayıtların elde edilme biçimi tartışmalıysa, delil olarak değerlendirilmesi sorun yaratabildiği gibi kaydı alan bakımından ayrı bir hukuki risk de doğurabilir. Çocuğu, diğer ebeveyn aleyhine beyan vermeye yönlendiren kayıtlar ise çoğu zaman kaydı sunanın aleyhine yorumlanır. Bu nedenle ispat planı, kayıt yerine kurumsal belge ve tarafsız uzman değerlendirmesi üzerine kurulmalıdır.
Karar var ama uygulanmıyorsa
Kişisel ilişki kararının yerine getirilmesi, alışılagelen icra takibi mantığından ayrılmıştır. Çocuk teslimi ve kişisel ilişki kurulmasına dair ilamların yerine getirilmesi görevi icra dairelerinden alınarak adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerine bırakılmıştır. Bu değişikliği bilmeyen kişiler icra dairesine başvurmakta, dosya işleme alınmadığı için haftalar kaybedilmektedir. Uygulamada aksama sürüyorsa, kararın değiştirilmesi talebi de ayrı bir dava olarak aile mahkemesine yöneltilir.
Buradaki bilgiler genel çerçeve içindir. Çocuğun yaşı, ebeveynlerin bulunduğu yerler ve mevcut kararın içeriği izlenecek yolu değiştireceğinden, uygulamada yaşanan aksaklıklar kayıt altına alınarak bir hukukçuyla birlikte değerlendirilmelidir.