İçeriğe geç
AC

Kişisel İlişki Kararının İcra Edilebilirliği: Yetkili Birim ve Usul Riskleri

8 Haziran 2026 Aile Hukuku 2 dk okuma 67 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

Boşanma veya velayet dosyasında kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiş olması tek başına yeterli değildir; kararın fiilen uygulanabilmesi ayrı bir usul zincirine bağlıdır. TMK ve HMK ile aile mahkemelerinin kuruluşuna ilişkin 4787 sayılı Kanun çerçevesinde bu rehber, kararın hangi birim eliyle yerine getirileceğine ve nerede usul hatası doğduğuna odaklanıyor.

Kararın "İcra Edilebilir" Olması Ne Anlama Gelir?

Bir kişisel ilişki hükmünün uygulanabilmesi için gün, saat, teslim ve iade yeri ile yol masrafına ilişkin unsurların tereddüde yer bırakmayacak açıklıkta yazılmış olması gerekir. "Uygun görülecek zamanlarda" gibi belirsiz ifadeler taşıyan hükümler uygulamada tıkanır. Bu nedenle karar henüz kesinleşmeden önce hüküm fıkrasının infaza elverişli olup olmadığı kontrol edilmeli, gerekirse tavzih yoluna gidilmelidir.

Yetkili Birim Artık İcra Dairesi Değil

Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilamların yerine getirilmesi, icra dairelerinin görev alanından çıkarılarak adliyelerdeki adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerine bırakılmıştır. Bu değişiklik, sürecin cebri icra mantığından çıkıp uzman eşliğinde yürütülen bir teslim sürecine dönüşmesi anlamına gelir. Eski uygulamaya göre hazırlanan ve doğrudan icra müdürlüğüne yapılan talepler, bugün merci yönünden reddedilebilir.

Aile Mahkemesinin Görev Alanı ve Yer Yetkisi

Kişisel ilişkinin kurulması, değiştirilmesi veya kaldırılmasına ilişkin talepler aile mahkemesinin görev alanındadır; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi bakar. Çocuğun yerleşim yerinin değişmesi, sonraki taleplerde yetkili mahkemeyi de etkileyebileceğinden, uzun süredir uygulanmayan bir kararın değiştirilmesi isteniyorsa yetki güncel adres üzerinden kontrol edilmelidir.

Usul Riskini Azaltan Ayrıntılar

  1. Kesinleşme şerhini kararın örneğiyle birlikte temin edin.
  2. Teslim gün ve saatlerini takvim üzerinde işaretleyip resmî tatil çakışmalarını önceden not edin.
  3. Teslim yerinde yaşanan aksaklıkları aynı gün tutanağa bağlatın.
  4. Karşı tarafa yapılan bildirimleri yazılı ve kaydı tutulabilir kanallardan yürütün.
  5. Çocuğun okul ve sağlık takvimindeki değişiklikleri dosyaya işleyin.

Teslim Sağlanamazsa

Kararın tekrar tekrar uygulanamaması hâlinde iki ayrı yol gündeme gelir: mevcut hükmün çocuğun yararına göre değiştirilmesi talebi ve yükümlülüğe aykırılığın hukuki sonuçlarının işletilmesi. Hangi yolun tercih edileceği, aksaklığın süreklilik taşıyıp taşımadığına ve çocuğun beyanına göre değişir; bu nedenle tutulan kayıtlar sonraki dosyanın omurgasını oluşturur.

Yukarıdaki bilgiler genel niteliktedir. Çocuğun yaşı, ailenin yerleşim düzeni ve mevcut hükmün yazımı sonucu doğrudan etkiler; talep oluşturmadan önce dosyanızı aile hukuku alanında çalışan bir avukatla değerlendirmeniz uygun olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla