Boşanma kararında ya da anlaşmalı protokolde yer alan kişisel ilişki düzenlemesi, uygulamada kağıt üzerindeki halinden çok daha kırılgandır. Çocuğun teslim edilmemesi, saatlerin sürekli kaydırılması veya iletişimin engellenmesi halinde TMK ve HMK çerçevesinde birden fazla yol açıktır; ancak bu yolların sırası yanlış kurulduğunda süreç hem uzar hem de çocuk üzerindeki baskıyı artırır.
İhlali Anlatmak Değil, Belgelemek
Aile mahkemesi dosyalarında en sık karşılaşılan zayıflık, ihlalin genel ifadelerle anlatılmasıdır. Oysa her ihlal tek tek tarihlenerek kayda geçirilmelidir: teslim için gidilen gün ve saat, o an yapılan görüşme kaydı, varsa üçüncü kişi tanıklığı, mesajlaşma ekranları ve okul ile sağlık kayıtlarındaki değişiklikler. Düzenli tutulmuş bir ihlal takvimi, tek başına birçok dilekçeden daha etkilidir.
Teslim Sürecinin İşleyişi
Çocuk teslimi ve kişisel ilişki kurulmasına dair kararların yerine getirilmesi, artık icra dairesi eliyle değil, adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri aracılığıyla yürütülen bir usule tabidir. Bu nedenle eski uygulamaya göre icra takibi başlatmak, dosyanın en baştan yanlış kanala girmesine yol açar. Başvurunun yapılacağı birim, teslim yerinin belirlenmesi ve teslime eşlik edecek görevlendirme bu usul içinde düzenlenir.
Başvuru Adımlarının Sıralaması
- Kararın ya da protokolün kesinleşmiş örneği temin edilir.
- İhlal takvimi, tarih ve saat bilgisiyle birlikte yazılı hale getirilir.
- Teslim usulüne ilişkin başvuru yetkili birime yapılır ve dosya numarası kayda geçirilir.
- İhlalin sürmesi halinde, düzenlemenin değiştirilmesi için aile mahkemesine başvurulur.
- Çocuğun üstün yararını zedeleyen durumlarda velayet ve tedbir talepleri ayrıca değerlendirilir.
Protokol Metnindeki Belirsizlikler
- Teslim saatinin ve yerinin açıkça yazılmaması
- Yarıyıl, bayram ve yaz dönemi düzenlemelerinin genel ifadelerle geçiştirilmesi
- Çocuğun yaşı ilerledikçe uygulanacak kademeli düzenin öngörülmemesi
- Şehir değişikliği halinde ulaşım ve masraf sorumluluğunun belirlenmemesi
- Görüntülü görüşme sıklığının ve saatinin hiç düzenlenmemesi
Usule Aykırı İşlemden Kaçınmak
Bu dosyalarda usul kaybı çoğunlukla iki noktada doğar. Birincisi, kesinleşmemiş bir karara dayanarak icra sürecinin başlatılmasıdır. İkincisi ise değişiklik talebinin, mevcut düzenlemenin çocuk yönünden neden uygulanamaz hale geldiğini göstermeden yalnızca tarafların anlaşmazlığına dayandırılmasıdır. Aile mahkemesi, düzenlemeyi tarafların rahatına göre değil çocuğun yararına göre değerlendirdiğinden, talebin gerekçesi de bu eksene oturtulmalıdır. Uzman görüşü ve sosyal inceleme raporu talebi bu aşamada dilekçeye eklenmelidir.
Anlatılanlar genel çerçeveyi göstermektedir. Çocuğun yaşı, ebeveynlerin bulunduğu şehirler ve önceki dosya geçmişi izlenecek yolu değiştirdiğinden, adım atmadan önce dosyanızı somut ayrıntılarıyla bir hukukçuya danışmanız uygun olur.