İçeriğe geç
AC

Mal Rejimi Tasfiyesinde Katkının İspatı ve Dava Zamanını Kaçırmamak

18 Haziran 2026 Aile Hukuku 2 dk okuma 75 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

Boşanma sürecinde tarafların en çok gecikerek düşündüğü konu, evlilik boyunca edinilen malların nasıl paylaşılacağıdır. TMK, HMK ve 4787 sayılı Kanun çerçevesinde mal rejimi tasfiyesi, boşanmanın kendisinden ayrı bir dava olarak görülür ve kendine özgü bir ispat düzenine tabidir.

Hangi Mal Hangi Gruba Giriyor

Yasal mal rejiminde malvarlığı, edinilmiş mallar ve kişisel mallar olarak ayrılır. Evlilikten önce sahip olunan, miras yoluyla gelen ya da kişisel mala ait değerlerin yerine geçen kalemler kişisel mal sayılırken, çalışma karşılığı elde edilen gelirler ve bunlarla alınan varlıklar edinilmiş mal kabul edilir. Uyuşmazlık genellikle karma finansmanla alınan konut ve araçlarda ortaya çıkar; burada belirleyici olan tapu kaydındaki isim değil, satın alma bedelinin hangi kaynaktan karşılandığıdır.

İzlenmesi Gereken Para Akışı

  • Satın alma tarihindeki banka hesap hareketleri ve kredi ödeme planları
  • Miras veya bağış yoluyla gelen tutarların hesaba giriş kayıtları
  • Kredi taksitlerinin hangi tarafın hesabından ödendiğine dair dökümler
  • Tapu ve trafik tescil kayıtları ile araç ve konut değerleme belgeleri
  • Rejimin sona erdiği tarihe yakın malvarlığı sorgulama sonuçları

Zamanlamanın İki Katmanı

Mal rejimi, kural olarak boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiş sayılır; ancak tasfiye talebi karara bağlanırken boşanma hükmünün kesinleşmesi beklenir. Bu nedenle tasfiye davası boşanmayla birlikte açılabilse de, çoğu zaman bekletici mesele yapılır. Talebin hiç açılmaması hâlinde ise zamanaşımı işlemeye devam eder; boşanma kesinleştikten sonra sınırsız bir süre bulunduğunu varsaymak ciddi hak kaybına yol açar. Değerlendirmenin tasfiye anındaki sürüm değerine göre yapılacak olması da beklemenin sonucu kendiliğinden iyileştirmediğini gösterir.

Aile Mahkemesi Dışına Çıkmamak

Mal rejiminden kaynaklanan talepler aile mahkemesinin görev alanındadır. Bu talebin sıradan bir alacak davası gibi asliye hukuk mahkemesinde ileri sürülmesi ya da ortaklığın giderilmesi davasıyla karıştırılması, dosyanın görevsizlikle geri dönmesine sebep olur. Ortaklığın giderilmesi paylı mülkiyetin sona erdirilmesine ilişkin ayrı bir yol olup, katılma alacağı talebinin yerine geçmez. Ayrıca mal kaçırma şüphesi varsa, tasfiye talebiyle birlikte tedbir istenmesi gerekir; dava açıldıktan sonra devredilen malvarlığı için mücadele çok daha zordur.

Talebin Rakama Dönüştürülmesi

Katılma ve değer artış payı alacakları hesaba dayalı taleplerdir. Dilekçede kalemlerin ayrı ayrı gösterilmesi, belirsiz alacak niteliğinin gerekçelendirilmesi ve harç ile ıslah ihtimalinin baştan planlanması, sonradan doğacak sürprizleri azaltır.

Burada sunulan bilgiler genel niteliktedir. Evlilik tarihi, mal rejimi sözleşmesinin varlığı ve edinim biçimleri sonucu değiştirdiğinden, tasfiye talebinizi oluşturmadan önce belgelerinizi hukukçuyla birlikte incelemeniz yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla