Boşanmanın ardından açılan mal rejimi davaları, duygusal değil tamamen belge odaklı yargılamalardır. Talebin adı doğru konmadığında ve kayıtlar toplanmadığında, hakkı olan taraf bile sonuç alamaz. Bu rehber, TMK ve HMK çerçevesinde mal rejimi tasfiyesinde delil düzeninin nasıl kurulacağına odaklanmaktadır.
Talebin Adını Doğru Koymak
Uygulamada katılma alacağı, değer artış payı ve katkı payı alacağı sıkça birbirine karıştırılır. Hangi talebin ileri sürüleceği, malın edinildiği tarihe ve o tarihte geçerli olan mal rejimine göre belirlenir. Yasal mal rejiminin yürürlüğe girdiği tarihten önce edinilen mallar bakımından farklı bir değerlendirme yapılması gerekir. Talep türü yanlış seçildiğinde, hesaplama yöntemi de baştan yanlış kurulmuş olur.
Karine Kimin Lehine İşler
Kanun, eşlerden birinin belirli bir malın kişisel malı olduğunu iddia etmesi hâlinde bunu ispatla yükümlü tutar; ispat edilemeyen mallar edinilmiş mal sayılır. Bu karine, kişisel mal savunması yapan taraf açısından ciddi bir yük doğurur. Miras yoluyla gelen, evlilik öncesinde edinilen ya da kişisel malın yerine geçen değerlerle alınan malvarlığı için belge zincirinin kesintisiz kurulması gerekir. Örneğin satış bedelinin doğrudan yeni malın alımında kullanıldığı, banka hareketleriyle izlenebilir olmalıdır.
Toplanacak Kayıtlar
- Evlilik ve boşanma tarihlerini gösteren nüfus kaydı
- Her iki eş adına kayıtlı tapu, araç ve şirket pay kayıtları
- Evlilik dönemine ilişkin banka hesap dökümleri ve kredi sözleşmeleri
- SGK hizmet dökümü ve gelir beyanları
- Miras ve bağış yoluyla intikal eden değerlere ilişkin belgeler
- Malın tasfiye anındaki değerine ilişkin güncel değerleme
Boşanma Dosyasıyla İlişki
Mal rejimi tasfiyesi, boşanma hükmünün kesinleşmesine bağlıdır. Dava daha erken açılabilse de, karar verilebilmesi için boşanmanın kesinleşmesi beklenir. Bu nedenle iki dosyanın takvimi birlikte izlenmeli, boşanma dosyasında verilen ve mal varlığına ilişkin ifade içeren beyanlar dikkatle kullanılmalıdır. Boşanma dosyasındaki bir kabul, tasfiye dosyasında aleyhe delil hâline gelebilir.
Aile Mahkemesi Görevi ve Yetki
4787 sayılı Kanun uyarınca bu uyuşmazlıklar aile mahkemesinin görev alanındadır; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi bakar. Yetki bakımından ise mal rejimi davalarında özel bir düzenleme bulunduğundan, genel yetki kuralına göre açılan davalarda yetkisizlik itirazıyla karşılaşmak mümkündür. Görevsizlik ya da yetkisizlik kararının ardından dosyanın gönderilmesi için öngörülen kısa süre kaçırıldığında dava açılmamış sayılır.
Bu metin genel bilgi amaçlıdır. Malların edinim tarihleri, kredi ödemelerinin kaynağı ve değerleme yöntemi her dosyada farklı sonuç doğurur; hesaplamanın belgeler üzerinden yapılması önerilir.