Boşanma sürecindeki eşlerin sıklıkla gözden kaçırdığı gerçek şudur: boşanma davası ile mal rejiminin tasfiyesi ayrı davalardır ve tek dilekçeyle sonuçlandırılamaz. Boşanma kararı kesinleştikten sonra "her şey bitti" düşüncesiyle hareket eden eş, katılma alacağını talep etmeyi unutabilir; erken açan eş ise davasının bekletilmesiyle karşılaşır.
Hangi Mahkeme Görevli?
Mal rejiminden kaynaklanan davalar aile mahkemesinin görev alanındadır. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Tasfiye talebini tapu iptali ve tescil davası biçiminde kurgulayarak asliye hukuk mahkemesine açmak sık görülen bir nitelendirme hatasıdır; katılma alacağı kural olarak ayni değil şahsi nitelikte bir alacak hakkı doğurur. Yetki bakımından ise boşanma davasında yetkili olan mahkeme esas alınır; boşanma kesinleşmişse mirasçılar veya eşin yerleşim yeri bakımından ayrı kurallar devreye girebilir.
Zamanlama: Bekletici Mesele Nasıl İşler?
Mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiş sayılır; ancak tasfiye talebi hakkında karar verilebilmesi için boşanma hükmünün kesinleşmesi beklenir. Bu nedenle boşanma derdestken açılan tasfiye davası reddedilmez; boşanma dosyası bekletici mesele yapılır. Erken açmanın pratik yararı, mal kaçırma riskine karşı tedbir talep edebilme imkânıdır. Tasfiye talebinin zamanaşımı ise boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren işleyen genel süreye tabidir; bu süre uzun görünse de üzerinden yıllar geçen dosyalarda belge temini ciddi biçimde zorlaşır.
Üç Farklı Alacak Kalemini Ayırt Edin
- Katılma alacağı: yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminde, edinilmiş malların artık değeri üzerinden hesaplanan alacak.
- Değer artış payı: eşlerden birinin, diğerinin malının edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkıda bulunması hâlinde doğan talep.
- Kişisel mal iddiası: evlilik öncesinde edinilen, miras yoluyla gelen veya karşılıksız kazanılan mallar tasfiye dışıdır; bu niteliği ileri süren taraf ispatla yükümlüdür.
Yasal rejimin uygulanma başlangıcı ve daha önceki dönemde geçerli olan rejim, evliliğin tarihine göre değişir. Bu nedenle malın edinildiği tarih, hesabın hangi kurala göre yapılacağını belirler.
İspatın Merkezi: Para Nereden Geldi?
- Tapu, araç ve şirket pay kayıtları edinim tarihleriyle birlikte çıkarılır.
- Alım bedelinin kaynağı banka hesap hareketleriyle eşleştirilir; kişisel mal iddiasında ikame ilişkisinin kesintisiz gösterilmesi gerekir.
- Kredi kullanıldıysa ödeme takvimi ve kimin hesabından ödendiği belge bazında ortaya konur.
- Değerleme, tasfiye anındaki sürüm değeri üzerinden yapılır; bilirkişi incelemesi çoğu dosyada belirleyicidir.
Mal Kaçırma Riskine Karşı
Boşanma sürecinde taşınmazın veya şirket payının üçüncü kişiye devri, alacağın tahsilini fiilen imkânsız kılabilir. Bu ihtimalde ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz talebi vakit geçirmeden gündeme getirilmelidir. Devir gerçekleşmişse, devrin muvazaalı olduğu iddiasıyla ayrı bir dava yolu değerlendirilir; ancak bu yol daha ağır bir ispat yükü doğurur.
Yukarıdaki açıklamalar genel bilgilendirme içindir; evlilik tarihi, uygulanan mal rejimi ve malların edinim biçimi sonucu doğrudan etkilediğinden, tasfiye talebi hazırlanmadan önce kayıtların bütünüyle incelenmesi önerilir.