Nafakaya ilişkin kararın verilmiş olması, uyuşmazlığın çözüldüğü anlamına gelmez. Uygulamada asıl tartışma çoğu zaman tahsil aşamasında, yapılan ödemelerin ispatı ve başvurulacak merci konusunda yaşanır. Aşağıda TMK, HMK ve 4787 çerçevesinde icra edilebilirlik başlığı ele alınmaktadır.
Üç Ayrı Kapıyı Karıştırmamak
- Nafakanın miktarının değiştirilmesi veya kaldırılması: aile mahkemesinin görev alanındadır
- Takibe ve icra emrine ilişkin itirazlar: icra mahkemesinde incelenir
- Nafaka hükmüne uymamanın yaptırımı: kendi usulüne tabi ayrı bir şikâyet yoludur
Bu üç yolun birbirinin yerine kullanılması, en sık karşılaşılan usul hatasıdır. Örneğin gelirinin azaldığını ileri süren yükümlünün icra dosyasına dilekçe vermesi, kararın kendisini değiştirmez; miktarın uyarlanması için ayrı bir dava açılması gerekir. Bu ayrım gözetilmediğinde borç birikmeye devam eder.
Ödeme Savunmasının İspatı
- Banka aracılığıyla ve açıklama alanı doldurularak yapılan ödemeler
- Ödemenin hangi aya ait olduğunun her transferde belirtilmesi
- Elden ödeme yapılmışsa imzalı ve tarihli belge alınması
- Ayni yardımların nafaka yerine sayılamayacağının bilinmesi
Açıklaması bulunmayan transferler, karşı tarafça başka bir borcun ödemesi olarak nitelendirilebilir. Uzun süren ilişkilerde bu belirsizlik, aylarca yapılmış ödemelerin dosyada karşılık bulmamasına yol açar.
Birikmiş Nafaka ve İşleyecek Nafaka Ayrımı
Takip talebinde geçmiş dönem alacağı ile ileriye dönük olarak işleyecek nafakanın ayrı ayrı gösterilmesi gerekir. Bu ayrım yapılmadığında hesap tartışması büyür ve dosya bilirkişi incelemesine kadar uzayabilir. Kararda artış öngörülmüşse, artışın hangi dönemden itibaren ve hangi ölçüte göre uygulandığı tabloya işlenmelidir.
Tebligat ve Adres Takibi
İcra emrinin usulüne uygun tebliğ edilmemesi, sonraki tüm işlemleri tartışmalı hâle getirir. Yükümlünün adres değişikliği sık yaşanan dosyalarda, tebligat kayıtlarının düzenli izlenmesi ve tebliğ tarihlerinin tek takvimde tutulması gerekir.
Yurt Dışı Unsuru Bulunan Dosyalar
Taraflardan birinin yurt dışında bulunması hâlinde hem tebligat hem tahsil süreci farklı bir zaman ölçeğine oturur. Bu tür dosyalarda beklenti yönetimi kadar, kararın yurt dışında sonuç doğurabilmesi için gereken işlemlerin baştan planlanması da önem taşır.
Bu açıklamalar genel bilgi niteliğindedir. Nafaka türü, kararın içeriği ve tarafların ekonomik durumu izlenecek yolu değiştirebileceğinden, takip başlatmadan önce hukuki değerlendirme alınması yerinde olur.