Nafakaya hükmedilmiş olması, tek başına ödemenin yapılacağı anlamına gelmez. Uygulamada asıl mesele, kararın icra edilebilir bir hâle getirilmesi ve ödenmeyen dönemler için doğru takip yolunun seçilmesidir. Bu nedenle dosya, karar aşamasından itibaren infaz mantığıyla kurulmalıdır.
Kararın İnfaza Elverişli Yazılması
Hüküm fıkrasında nafakanın başlangıç tarihi, dönemi, ödeme günü ve artış esası açıkça yer almıyorsa, icra aşamasında tereddüt doğar ve borçlu itirazlarıyla süreç uzar. Tedbir nafakası ile yoksulluk veya iştirak nafakasının hangi tarihten itibaren hangi tutarda işleyeceği ayrı ayrı gösterilmelidir. Bu eksiklik fark edildiğinde, kararın tavzihi yoluna gidilmesi çoğu zaman yeni bir dava açmaktan hızlı sonuç verir.
Görevli Mahkeme ve Yetki
- Nafaka talepleri, 4787 sayılı Kanun uyarınca kurulan aile mahkemelerinin görev alanındadır; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görevlidir.
- Yetki bakımından TMK, nafaka davalarında alacaklı tarafın yerleşim yeri mahkemesini de seçenek olarak sunar.
- Nafakanın artırılması veya kaldırılması talepleri, koşulların değiştiği tarihe göre ayrı bir dava olarak açılır.
- Yabancı unsurlu dosyalarda tanıma ve tenfiz aşaması, icra takibinden önce tamamlanmalıdır.
Ödenmeyen Nafakada Takip Seçenekleri
- Birikmiş nafaka için ilamlı takip başlatılır; işleyecek aylar için de takip talebine dercedilir
- Borçlunun maaşı üzerine haciz konulmasında nafaka alacağı bakımından özel kurallar gündeme gelir
- Ödeme yapılmaması hâlinde İİK kapsamındaki yaptırım yoluna başvurma imkânı ayrıca değerlendirilir
- Borçlunun işyeri, banka ve araç kayıtları takip dosyasından sorgulanır
Takip talebinde dönemlerin tek tek gösterilmemesi, itiraz hâlinde alacağın belirsiz kalmasına ve dosyanın yavaşlamasına yol açar.
Protokol mü, Dava mı?
Taraflar arasında yapılan yazılı bir anlaşma, mahkeme onayından geçmedikçe ilam gücü taşımaz; bu nedenle ödeme aksadığında doğrudan icraya konulamaz. Anlaşmalı çözüm tercih edilecekse, mutabakatın mahkeme kararına dönüştürülmesi güvence sağlar. Buna karşılık borçlunun ödeme gücü fiilen yoksa, tutarın gerçekçi bir seviyede yeniden belirlenmesi, tahsil edilemeyen yüksek bir karardan daha işlevsel olabilir.
Çocuğun Menfaati Öne Alınmalıdır
İştirak nafakası çocuğun bakım giderine ilişkindir ve tarafların kendi aralarında bundan feragat etmesi çocuğun yararına aykırı sonuç doğurabilir. Bu nedenle görüşmelerde asıl ölçüt tarafların pazarlık gücü değil, çocuğun ihtiyacının karşılanmasıdır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; kararınızın metni, tarafların gelir durumu ve ödeme geçmişi izlenecek yolu değiştirebilir. Takip başlatmadan önce ilamın infaza elverişliliğini bir hukukçuyla kontrol ettirmeniz zaman kaybını önler.