Velayet, tarafların üzerinde serbestçe anlaşabildiği bir konu değildir; kamu düzenine ilişkindir ve mahkeme çocuğun üstün yararını resen gözetir. TMK, HMK ve 4787 sayılı Kanun ekseninde bu rehber, velayet dosyalarında merci seçimini ve delil toplama sürecini ele alıyor.
Görev: Aile Mahkemesi
Velayet, kişisel ilişki kurulması, velayetin değiştirilmesi ve nafaka talepleri aile mahkemesinin görev alanındadır. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görev yapar. Çocuğun korunmasına yönelik tedbirler ile yurt dışına çıkarılan çocuğun iadesi gibi talepler, ayrı hukuki temellere dayandığından farklı usullere tabidir ve talebin baştan doğru nitelendirilmesi gerekir.
Yetki: Dava Türüne Göre Değişir
- Boşanma davasıyla birlikte istenen velayette yetki, boşanma davasının yetki kuralına bağlıdır: eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi.
- Boşanmadan sonra açılan velayetin değiştirilmesi davasında ise kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir; çocuğun yerleşim yeri de dosyanın niteliğine göre gündeme gelir.
- Velayet kamu düzenine ilişkin olduğundan taraflar yetki sözleşmesiyle bu kuralları serbestçe belirleyemez.
- Yabancılık unsuru varsa, çocuğun mutat meskeni ve milletlerarası düzenlemeler ayrıca değerlendirilir.
Mahkemenin Kendiliğinden Araştırma Yetkisi
Velayete ilişkin taleplerde mahkeme, tarafların ileri sürdüğü delillerle bağlı değildir; gerekli gördüğü araştırmayı resen yapar. Uzman görüşüne (pedagog, psikolog, sosyal çalışmacı) başvurulması bu dosyaların olağan aşamasıdır. İdrak çağındaki çocuğun görüşünün alınması, kararın gerekçesinde ayrıca değerlendirilir; bu görüş tek başına belirleyici olmasa da göz ardı edilemez.
Delil Eksikliği: Neyin İspatlanacağını Bilmek
Bu dosyalarda ispat konusu, karşı tarafın kusuru değil, çocuğun yararının hangi düzenlemeyle korunacağıdır. Sık rastlanan eksikler:
- Çocuğun bakımının fiilen kim tarafından üstlenildiğine ilişkin somut kayıtların (okul kayıtları, sağlık başvuruları, servis ve kreş bilgileri) sunulmaması.
- Barınma ve ekonomik koşulların yalnızca beyanla anlatılması; gelir belgesi ve konut durumuna ilişkin bilgilerin eklenmemesi.
- Tanıkların genel değerlendirme yapması; oysa tanığın gördüğü somut olayı, tarihiyle birlikte aktarması gerekir.
- İddia edilen olumsuzluklar için sosyal inceleme raporu talep edilmemesi.
- Hukuka aykırı biçimde elde edilen ses veya görüntü kayıtlarına dayanılması; bu tür kayıtlar dosyaya girmediği gibi ayrı bir hukuki sorumluluk da doğurabilir.
Kişisel İlişki ve Değişiklik Talebi
Velayet düzenlemesi kesin hüküm oluşturmaz; koşulların esaslı biçimde değişmesi hâlinde her zaman yeniden düzenlenmesi istenebilir. Değişiklik talebinde dayanılacak olgunun önceki karardan sonra ortaya çıkmış olması ve belgeyle desteklenmesi beklenir. Kişisel ilişki kararının uygulanmaması hâlinde ise ayrı bir icra ve şikâyet süreci işler.
Bu içerik genel bilgi amaçlıdır; çocuğun yaşı, ailenin koşulları ve mevcut kararın kapsamı sonucu belirlediğinden, dosyanız için ayrıntılı bir hukuki değerlendirme yaptırmanız uygun olur.