Boşanma sonrasında ya da devam eden bir dava sırasında çocukla kişisel ilişkinin kurulamaması, hızlı karar gerektiren bir durumdur. Bu nedenle asıl talebin yanında geçici tedbir istenmesi yaygındır; ancak tedbir talebinin hangi mahkemeye, hangi belgelerle ve nasıl bir gerekçeyle sunulduğu, kararın ne kadar sürede çıkacağını belirler.
Görev: Aile Mahkemesi ve Bulunmayan Yerlerde Asliye Hukuk
4787 sayılı Kanun uyarınca aile hukukundan doğan uyuşmazlıklar aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi kurulmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Velayet, kişisel ilişki ve nafaka talepleri TMK hükümlerine dayandığı için bu görev kuralı tereddütsüzdür. Buna karşılık şiddet ve tehdit iddiası varsa, 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu ve önleyici tedbirler ayrı bir başvuru yolu oluşturur ve bu iki süreç birbirinin yerine geçmez.
Yetkide Devam Eden Dava ile Sonraki Talebin Farkı
Boşanma davası derdestken kişisel ilişki tedbiri, davanın görüldüğü mahkemeden istenir. Karar kesinleştikten sonra kişisel ilişkinin değiştirilmesi veya yeniden düzenlenmesi talep ediliyorsa, yetki bakımından çocuğun yerleşim yeri belirleyici kabul edilir. Taşınma nedeniyle çocuğun ikameti değişmişse, eski dosyanın bulunduğu mahkemeye başvurmak yetkisizlik kararına yol açabilir; okul kaydı ve adres beyanı bu noktada yetkiyi gösteren temel belgelerdir.
Tedbir Talebi Neden Reddedilir
HMK çerçevesindeki geçici hukuki koruma taleplerinde mahkemeden beklenen, yaklaşık ispat düzeyinde bir kanaate ulaşmasıdır. Uygulamada reddin başlıca nedenleri şunlardır:
- Kişisel ilişkinin fiilen engellendiğine dair somut bir kaydın sunulmaması
- Talebin çocuğun günlük düzenine, okul ve uyku saatlerine göre kurgulanmaması
- Teslim ve iade yeri ile saatlerin belirsiz bırakılması, kararın icra edilebilir olmaması
- Gecikmesinde sakınca bulunduğunun açıklanmaması
Hangi Deliller Gerçekten İşe Yarar
Bu tür dosyalarda delil eksikliği, belge yokluğundan çok belgenin düzensizliğinden doğar. Kararlaştırılan günlere ilişkin yazışmaların tarih sırasıyla dizilmesi, teslim alınamayan günlerin bir takvim üzerinde işaretlenmesi, okul devamsızlık ve sağlık kayıtlarının eklenmesi, varsa icra dosyasındaki teslim tutanaklarının sunulması talebi güçlendirir. Çocuğun beyanına dayanan iddialarda uzman görüşü gerekebileceğinden, bu yöndeki talep de dilekçede yer almalıdır.
Değerlendirme
Her çocuğun ve her ailenin koşulları farklıdır; burada anlatılanlar genel bir çerçevedir ve sizin dosyanızdaki dengeyi yansıtmaz. Talebinizi çocuğun yararı ölçütüne göre kurgulamak için aile hukuku alanında çalışan bir avukattan destek almanız yerinde olur.