Velayet ve kişisel ilişki kurulmasına dair karar, dosyanın kapanışı gibi görünür; oysa çoğu ailede asıl zorluk kararın uygulanması aşamasında başlar. Teslim saatlerine uyulmaması, çocuğun başka şehre götürülmesi ya da görüşmenin sürekli ertelenmesi, kararı kâğıt üzerinde bırakır. TMK ve HMK çerçevesinde verilen bu kararların hayata geçirilmesi için izlenecek yol, son yıllarda önemli ölçüde değişmiştir.
İcra Dairesi Değil, Adli Destek Yolu
Çocuk teslimi ve kişisel ilişki kurulmasına ilişkin ilamların yerine getirilmesi artık icra dairesi eliyle değil, adalet komisyonlarına bağlı adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri aracılığıyla yürütülmektedir. Bu değişikliğin amacı, sürecin çocuğun yararını gözeten uzman desteğiyle yönetilmesidir. Başvuru, kararın icra edilebilir bir örneği ve tarafların iletişim bilgileriyle yapılır; teslim yeri ve saatinin karar metninde açık olması, uygulamadaki tartışmaları en aza indirir.
Karar Metninin Uygulanabilir Yazılmış Olması
- Görüşme günleri, saat aralıkları, teslim ve iade yeri tereddüde yer bırakmayacak biçimde belirtilmiş mi?
- Yarıyıl tatili, dinî bayramlar ve yaz dönemi ayrı ayrı düzenlenmiş mi?
- Taraflar farklı şehirlerde ise ulaşımın kimin sorumluluğunda olduğu gösterilmiş mi?
- Yurt dışına çıkış, okul değişikliği gibi konularda bir düzenleme yapılmış mı?
Bu noktalar eksikse, kararın icrası aşamasında değil, yeni bir dava veya değişiklik talebiyle çözüm aranması gerekir; bu da zaman kaybı demektir.
Engelleme Devam Ederse İzlenecek Sıra
- Her engellenen görüşme tarih ve saatiyle kaydedilir; yazışmalar ve varsa tanık bilgileri saklanır.
- Adli destek müdürlüğü nezdindeki dosyaya bu kayıtlar sunularak yeni teslim planı istenir.
- Israrlı engelleme sürüyorsa, kararın ihlali nedeniyle öngörülen yaptırımlar ile velayetin değiştirilmesi talebi ayrı ayrı değerlendirilir.
- Çocuğun yurt dışına götürülme riski varsa, ivedi koruyucu talepler gecikmeden ileri sürülür.
Süre Riskinin Farklı Yüzü
Bu alanda süre riski yalnızca usul takvimiyle ilgili değildir. Kişisel ilişkinin uzun süre kurulamaması, çocuk ile ebeveyn arasındaki bağın zayıflamasına yol açar ve ilerleyen aşamada mahkemenin değerlendirmesini fiilen etkiler. Bu nedenle engelleme sistematik hâle gelmeden harekete geçmek, hem hukuki hem ilişkisel açıdan belirleyicidir. Aynı şekilde velayetin değiştirilmesi talebinde de değişen koşulların güncel belgelerle ortaya konulması beklenir.
Son Söz
Aile dosyalarında kararın kendisi kadar, uygulanabilir biçimde yazılmış olması ve ihlallerin düzenli kayda geçirilmesi önem taşır. Çocuğun yaşı, tarafların yerleşim yerleri ve okul düzeni her dosyada farklı sonuç doğurduğundan, kararınızın metniyle birlikte hukuki değerlendirme yaptırmanız yerinde olur.