İçeriğe geç
AC

Saklı Pay Tartışmalı Terekede Ortaklığın Giderilmesi ve Yetkili Mahkeme

20 Haziran 2026 Miras Hukuku 2 dk okuma 97 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Mirasçılar arasındaki paylaşım tıkandığında iki farklı talep aynı anda gündeme gelir: terekedeki ortaklığın giderilmesi ve saklı payı zedelenen mirasçının tenkis istemi. Bu iki talebin görev, yetki ve zamanlama kuralları aynı değildir; birbirine karıştırıldığında dosya aylarca usul tartışmasında kalır.

İki Ayrı Talep, İki Ayrı Görev Kuralı

Terekeye dahil taşınmazlarda ortaklığın giderilmesi sulh hukuk mahkemesinin görev alanındadır. Saklı payın ihlal edildiği iddiasıyla açılan tenkis istemi ise malvarlığı değerine ilişkin genel görev kurallarına tabidir ve asliye hukuk mahkemesinde görülür. Aynı dilekçede birleştirilmek istenen bu talepler, çoğu zaman ayrılarak farklı mahkemelerde yürütülür.

Mirasbırakanın Son Yerleşim Yeri Neden Belirleyici?

Mirasa ilişkin davalarda kural olarak mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Mirasçıların yaşadığı iller veya terekedeki taşınmazların bulunduğu yerler bu kuralı tek başına değiştirmez. Buna karşılık münhasıran taşınmaz ortaklığının giderilmesi istendiğinde taşınmazın bulunduğu yer yetkisi öne çıkar. Bu nedenle talebin nasıl kurgulandığı, doğrudan hangi ildeki mahkemenin dosyaya bakacağını belirler.

Tenkis İddiası Paylaşımı Nasıl Kilitler?

Mirasbırakanın sağlığında yaptığı devirler saklı payı zedeleyecek nitelikteyse, ortaklığın giderilmesi talebi tek başına adil sonuç vermez; çünkü paylaşım tereke dışına çıkarılmış değerler hesaba katılmadan yapılır. Bu ihtimalde önce devirlerin niteliği ortaya konmalıdır.

  • Tapu ve banka kayıtlarından devir tarihleri ile bedelleri çıkarılmalıdır.
  • Devrin gerçek bir satış mı yoksa bağış niteliğinde mi olduğu tartışılmalıdır.
  • Vasiyetname veya miras sözleşmesi varsa metin ayrıntılı incelenmelidir.
  • Saklı paya ilişkin taleplerin kanunda öngörülen sürede ileri sürülmesi gerektiği unutulmamalıdır.

Sulh Yolu ile Yargılama Arasındaki Seçim

Mirasçılar arasındaki uyuşmazlıklarda iradi arabuluculuk yoluyla paylaşım sözleşmesi yapılması mümkündür ve tereke değerini koruyan çözüm çoğu zaman budur. Satış yoluyla paylaştırma aile içi ilişkileri kalıcı biçimde bozabildiği gibi, taşınmazın açık artırmada düşük bedelle elden çıkmasına da yol açabilir. Buna karşılık bir mirasçı terekeyi fiilen tek başına kullanıyor, kira gelirini paylaşmıyor veya belge sunmaktan kaçınıyorsa; yargılama hem tespit hem de tasfiye işlevi görür. Kararı verirken tereke büyüklüğü, mirasçı sayısı, saklı pay iddiasının gücü ve dosyanın delil durumu birlikte tartılmalıdır.

Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır; her terekenin yapısı, devir geçmişi ve mirasçı ilişkileri farklı sonuçlar doğurur. Somut dosyanızda adım atmadan önce belgelerle birlikte hukuki değerlendirme almanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla