Mirasbırakanın borçlarının terekeyi aştığı durumlarda mirasçının elindeki en etkili araç mirası reddetmektir. Ancak ret hakkı, hem sıkı bir süreye hem de kesin bir merci kuralına bağlıdır. Uygulamada kaybedilen dosyaların büyük kısmı, beyanın yanlış mahkemeye verilmesinden ya da sürenin hangi tarihte başladığının yanlış hesaplanmasından kaynaklanır.
Ret Beyanı Nereye Yapılır?
Mirasın reddi, mirasbırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine yapılan sözlü veya yazılı beyanla gerçekleşir. Mirasçının kendi oturduğu yerdeki mahkemeye verilen dilekçe, beyanın alınması bakımından kolaylık sağlasa da yetkili mahkemenin son yerleşim yeri mahkemesi olduğu değişmez. Yetkisiz mahkemeye yapılan başvurunun akıbeti izlenmezse, süre içinde beyanda bulunulmadığı sonucuna varılabilir. Miras bırakanın son yerleşim yeri tartışmalıysa nüfus ve adres kayıtları baştan dosyaya konulmalıdır.
Süre Ne Zaman İşlemeye Başlar?
Ret için tanınan üç aylık süre, yasal mirasçılar bakımından kural olarak mirasbırakanın ölümünü öğrenme tarihinden işler; mirasçı olduğunu daha sonra öğrenen kişi bakımından bu öğrenme tarihi esas alınır. Atanmış mirasçılarda ise ölüme bağlı tasarrufun bildirildiği tarih önem taşır. Sürenin başladığı anı gösteren belgeler, ölüm belgesinden ibaret değildir; icra takibi tebligatı, banka bildirimi veya veraset ilamı talebi de öğrenme tarihini tartışmaya açabilir.
Hükmen Ret Ayrı Bir Yoldur
Mirasbırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczi açıkça belli ya da resmen tespit edilmişse, miras reddedilmiş sayılır. Bu durumda üç aylık süre koşulu aranmaz. Ancak bunun sonuç doğurması için çoğu zaman alacaklılara karşı açılan bir tespit davası gerekir ve bu dava, ret beyanının aksine sulh hukuk mahkemesinde değil, genel görevli asliye hukuk mahkemesinde görülür. İki yolun karıştırılması, TMK ve HMK kuralları bakımından en sık rastlanan merci hatasıdır: süresi geçmiş bir ret beyanı sulh hukuka götürüldüğünde reddedilir, oysa aynı olayda hükmen ret yolu hâlâ açık olabilir.
Ret Hakkını Düşüren Davranışlar
- Terekeye ait taşınır ya da paraya el konulması, banka hesabından çekim yapılması.
- Olağan yönetim ve işlerin yürütülmesi dışına çıkan tasarruflarda bulunulması.
- Terekeye ait malların gizlenmesi ya da kendine mal edilmesi.
- Mirasın kabul edildiği anlamına gelecek yazılı beyanların verilmesi.
Alacaklı Takipleri Devam Ederken
Ret beyanının verilmiş olması, mirasbırakanın alacaklılarının başlattığı takiplerin kendiliğinden durması sonucunu doğurmaz. Mirasçı sıfatıyla yöneltilen takiplere karşı, ret kararının sunulduğu ayrı bir itiraz veya şikâyet yolunun işletilmesi gerekir. Ret kararı alındıktan sonra dosyanın kapandığı varsayımıyla takip evrakının izlenmemesi, ödeme yükümlülüğünün kesinleşmesine yol açabilir.
Yukarıdaki çerçeve genel bilgilendirme amacı taşır. Terekenin durumu, mirasçılık sıfatı ve öğrenme tarihi her dosyada farklı sonuç verebileceğinden, beyanda bulunmadan önce bir hukukçuyla değerlendirme yapılması yerinde olur.