Ticari ilişkide verilen bir çek karşılıksız çıktığında ya da bono vadesinde ödenmediğinde alacaklının aklına gelen ilk soru genellikle şudur: dosyayı nereye taşıyacağım? Taraflar arasındaki çerçeve sözleşmede bir tahkim şartı varsa bu soru daha da karışır. Aşağıda, TTK ve TBK ekseninde çek-senet uyuşmazlıklarında görev ve yetkinin nasıl kurulduğu ile bu kurgu geç yapıldığında ortaya çıkan süre kaybı ele alınmaktadır.
Kambiyo Takibi ile Temel İlişki Davası Aynı Kanal Değildir
Çek ve bono, düzenlendiği temel borç ilişkisinden bağımsız sonuç doğuran kambiyo senetleridir. Bu nedenle uygulamada iki ayrı kanal birlikte işler: senede dayanan kambiyo takibi ve arkasındaki sözleşmeden doğan alacak-tazminat uyuşmazlığı. İlk kanalda muhatap icra dairesi ve itiraz yönünden icra mahkemesidir; ikinci kanal ise ticari dava niteliğiyle asliye ticaret mahkemesinin alanına girer. Dosya kurulurken hangi kanalın esas alındığı baştan yazılı olarak netleştirilmelidir.
Tahkim Şartı Senede Dayalı Takibi Kapsar mı?
Tahkim şartı, kural olarak taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkiye ait uyuşmazlıkları kapsar. Buna karşılık kambiyo senedine dayalı icra takibi, tahkim şartının varlığından etkilenmeyen ayrı bir cebri icra yoludur. Pratikte kritik nokta, tahkim şartının metninde "bu sözleşmeden ve bununla bağlantılı her türlü uyuşmazlık" gibi geniş bir ifade bulunup bulunmadığıdır. Senedi ciro yoluyla devralan üçüncü kişi bakımından ise sözleşmedeki tahkim şartının bağlayıcılığı ayrıca tartışılır; bu değerlendirme yapılmadan açılan dava, yetki veya tahkim itirazıyla karşılaşabilir.
Yetkinin Belirlenmesinde Bakılacak Üç Nokta
- Senedin kendi kayıtları: ödeme yeri ve düzenleme yeri, takip ve dava yetkisi tartışmasında ilk kaynaktır.
- Tacirler arası yetki sözleşmesi: her iki taraf da tacir veya kamu tüzel kişisi ise yazılı yetki anlaşması sonucu değiştirebilir.
- Borçlunun sıfatı: keşideci, ciranta ve avalist bakımından sorumluluk ve muhatap alınacak merci farklılaşabilir.
Süreyi Kaybettiren Tipik Zincir
- Karşılıksız işlemi veya ödememe olgusu tespit edilir, senedin ibraz ve protesto durumu belgelenir.
- Başvuru hakkının korunması için gereken işlemler, senet türüne göre ayrı bir takvime yazılır.
- Tahkim şartının kapsamı, dava dilekçesi yazılmadan önce yorumlanır.
- Takibe itiraz gelirse itirazın kaldırılması veya iptali yolları arasındaki tercih hemen yapılır; bu tercihin kendi süresi vardır.
Bu zincirde en sık görülen hata, önce yanlış mercie başvurulup ret kararı beklenmesidir. Ret kararı gelene kadar geçen süre, senede bağlı başvuru haklarını eritebilir; sonradan doğru mercie gidildiğinde hak zaten düşmüş olabilir.
Yanlış Kanalın Maliyeti
Görevsizlik veya yetkisizlik kararı dosyayı tümüyle bitirmez; ancak kambiyo hukukunda süreler kısadır ve kararın kesinleşmesi ile yeni mercie başvuru arasındaki boşluk çoğu zaman fark edilmeden tüketilir. Bu nedenle görev-yetki analizi, delil toplamadan önce yapılması gereken bir işlemdir.
Buradaki açıklamalar genel niteliktedir; senedin türü, ciro zinciri ve sözleşme metni sonucu değiştirebileceğinden dosyanızın kendi belgeleri üzerinden hukuki değerlendirme yaptırmanız yerinde olur.