Ortaklar arasındaki uyuşmazlıklar genellikle uzun süre şirket içinde tartışılır, hukuki adım ise geç atılır. Oysa ticaret hukukunda birçok talep, olayın üzerinden belirli bir süre geçtikten sonra ileri sürülemez hâle gelir. Bu rehber, uyuşmazlığın türüne göre süre yönetimini ve delil düzenini ele alır.
Uyuşmazlığın türü süreyi belirler
Şirket içi ihtilaflar tek bir kalıba girmez. Genel kurul kararının iptali talebi, karar tarihinden itibaren işleyen kısa bir süreye tabidir ve bu süre geçtiğinde karar sorgulanamaz hâle gelir. Buna karşılık yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin talepler, bilgi alma ve inceleme hakkına dayalı başvurular veya haklı sebeple fesih talepleri farklı takvimlerde ilerler. Dosyaya başlarken ilk yapılacak iş, talebi bu kategorilerden birine yerleştirmektir.
Delil sözleşmesinin sınırları
Ortaklık sözleşmeleri, pay devir sözleşmeleri veya hissedarlar sözleşmelerinde, ihtilaf hâlinde hangi delillerle ispat yapılacağına ilişkin kayıtlar bulunabilir. Bu kayıtlar tarafları bağlar ve dava stratejisini baştan şekillendirir; örneğin tanık delilinin dışlandığı bir yapıda tanık hazırlığı yapmak boşa emek olur. Ancak delil sözleşmeleri sınırsız değildir ve kanunun emredici hükümlerini bertaraf edemez. Bu nedenle sözleşmedeki kaydın kapsamı, dava açılmadan önce ayrıca değerlendirilmelidir.
Şirket kayıtları ve ticari defterler
- Genel kurul ve yönetim kurulu karar defterlerinin tarih sırasıyla çıkarılması
- Pay defteri ve devir işlemlerine ilişkin belgeler
- Ticaret sicil kayıtları ve tescil edilmiş değişiklikler
- Şirketle ortak arasındaki cari hesap hareketleri
- Toplantı çağrılarına ilişkin bildirim ve tebligat kayıtları
Çağrı ve toplantı usulündeki kusurlar
Türk Ticaret Kanunu bakımından bir kararın sakatlığı, çoğu zaman içeriğinden değil çağrı ve toplantı usulündeki eksikliklerden doğar. Çağrının süresinde ve usulüne uygun yapılmaması, gündemde bulunmayan bir konunun karara bağlanması veya toplantı ve karar yeter sayılarının sağlanmaması bu başlıkta değerlendirilir. Bu tür kusurların ileri sürülebilmesi de yine süreye bağlıdır; muhalefet şerhinin tutanağa geçirilmesi ayrı bir öneme sahiptir.
Uyuşmazlığı çözmeden şirketi ayakta tutmak
Dava sürerken şirketin işleyişinin kilitlenmemesi için ihtiyati tedbir talepleri gündeme gelebilir. Talebin, şirketin faaliyetini durduran değil ihtilafı koruyan nitelikte kurulması beklenir. Ortaklar arasındaki borç ilişkilerine TBK hükümlerinin uygulandığı hâllerde ise zamanaşımı ayrıca hesaplanmalıdır.
Yukarıdaki bilgiler genel çerçeve sunar. Şirket türü, sözleşme metinleri ve karar tarihleri sonucu doğrudan etkilediğinden, belgeler incelenmeden bir süre planı oluşturulması gerçekçi olmaz.