Haksız rekabet dosyalarında zamanlama, çoğu zaman esas iddiadan daha belirleyicidir. Piyasada süren bir eylem birkaç hafta içinde kalıcı sonuç doğurabildiği için, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabete ilişkin hükümleri ile geçici hukuki koruma mekanizması birlikte kullanılır. Buradaki asıl mesele, tedbir talebinin ne zaman ve hangi kapsamla istendiğidir.
Eylemi Tarif Etmeden Tedbir İstemeyin
Tedbir kararının uygulanabilir olması için, durdurulması istenen eylemin infaza elverişli biçimde tanımlanması gerekir. "Haksız rekabetin önlenmesi" gibi soyut bir talep yerine; hangi ürünün, hangi ibarenin, hangi mecrada ve hangi biçimde kullanımının durdurulacağı yazılmalıdır. Talep somutlaştıkça hem kabul ihtimali hem de kararın icra edilebilirliği artar.
Yaklaşan Zararı Belgelemek
Geçici koruma, gecikmesinde sakınca bulunan hâllere özgüdür. Bu nedenle dosyaya konulacak deliller, ihlalin varlığını değil, beklemenin doğuracağı sonucu göstermelidir:
- Eylemin başladığı tarihi gösteren ilk kayıt
- Yayılma hızını gösteren mecra ve erişim verileri
- Müşteri kaybına veya sipariş iptaline ilişkin yazışmalar
- Karışıklık yaşandığını gösteren üçüncü kişi bildirimleri
- Ticari sır niteliğindeki bilginin dolaşıma girdiğini gösteren belge
Delili Kaybolmadan Sabitlemek
İnternet üzerinden yürüyen eylemlerde içerik hızla değiştirilebildiğinden, tespit işlemi tedbir talebinden önce yapılmalıdır. Noter tespiti veya mahkeme aracılığıyla yapılan delil tespiti, sonradan "böyle bir kullanım yoktu" savunmasını etkisiz hâle getirir. Ekran görüntüsü tek başına zayıf kalabileceğinden, tarih ve adres bilgisini içeren tespit tercih edilmelidir.
Teminat ve Karşı Tarafın İtirazı
Tedbir kararı çoğu zaman teminat karşılığında verilir ve karşı tarafın itiraz hakkı saklıdır. Bu nedenle talep hazırlanırken, tedbirin haksız çıkması hâlinde doğabilecek zarar da hesaba katılmalıdır. Kapsamı gereğinden geniş tutulan bir tedbir, itiraz üzerine tamamen kaldırılabilir; dar ama isabetli bir talep genellikle daha dayanıklıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun tazminat sorumluluğuna ilişkin ilkeleri bu değerlendirmede yol gösterir.
Ticari İlişkiyi Sürdürmek ile Davayı Yürütmek
Taraflar aynı tedarik zincirinde yer alıyorsa, tedbir sonrası masaya oturmak sık görülen bir sonuçtur. Anlaşma metninde yalnızca eylemin durdurulması değil; stokların akıbeti, düzeltici duyuru yapılıp yapılmayacağı ve ihlalin tekrarı hâlinde uygulanacak cezai şart açıkça düzenlenmelidir. Bu unsurlar yazılmadığında, anlaşma kısa süre içinde yeniden uyuşmazlığa dönüşür.
Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır. Eylemin türü ve piyasadaki etkisi her dosyada farklı bir aciliyet doğurduğundan, talebin kapsamı somut deliller görülerek belirlenmelidir.