Genel kurul kararlarına yönelik uyuşmazlıklarda ilk mesele, kararın sakatlığının hangi ağırlıkta olduğudur. İptal edilebilirlik ile geçersizlik birbirinden farklı sonuçlara ve farklı süre rejimlerine bağlıdır. Bu ayrım doğru kurulmadığında, doğru mahkemeye gidilse bile talep karşılıksız kalabilir.
İptal talebi mi, geçersizliğin tespiti mi?
TTK sistematiğinde kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırı kararlar için iptal davası öngörülmüştür ve bu dava kısa bir hak düşürücü süreye tabidir. Buna karşılık pay sahibinin vazgeçilmez haklarını ortadan kaldıran ya da anonim şirketin temel yapısına aykırı düşen kararlar bakımından geçersizlik gündeme gelir; bu talep süreye bağlı değildir. Toplantıya katılıp muhalefetini tutanağa geçirme koşulunun aranıp aranmadığı da bu ayrıma göre değişir.
Görev: asliye ticaret mahkemesi
Şirketler hukukundan doğan bu uyuşmazlıklar mutlak ticari dava niteliğindedir ve asliye ticaret mahkemesinde görülür. Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Görev kuralı kamu düzenindendir; taraflar aralarında anlaşarak başka bir mahkemeyi yetkilendiremez. Dilekçenin yanlış mahkemeye verilmesi, kısa hak düşürücü sürenin işlediği dosyalarda telafisi güç sonuç doğurur.
Yetki: şirket merkezinin bulunduğu yer
Bu tür davalarda yetki, şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesindedir ve kesin yetki niteliğindedir. Ticaret sicil kayıtlarındaki merkez adresi ile fiilî yönetim adresinin ayrıştığı yapılarda, sicildeki kayıt esas alınır. Dava açmadan önce güncel sicil gazetesi örneği temin edilmeli, merkez değişikliği tescil edilmişse yeni adres dikkate alınmalıdır.
Arabuluculuk bu davada dava şartı mıdır?
Ticari davalarda arabuluculuğun dava şartı olması, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat istemleriyle ilgilidir. Genel kurul kararının iptali ise bir yenilik doğuran dava olup para alacağı talebini içermez. Bununla birlikte aynı olaydan doğan tazminat talepleri ayrı dilekçeye konu edilecekse, o talep bakımından arabuluculuk aşamasının işletilip işletilmeyeceği ayrıca değerlendirilmelidir. Ortaklar arasındaki görüşmelerle çözüm arayışı sürerken kısa sürenin dolması, uygulamada sık rastlanan bir kayıp sebebidir.
Karar öncesi kontrol listesi
- Toplantı çağrısının usulüne uygun yapılıp yapılmadığı
- Hazır bulunanlar listesi ve temsil belgeleri
- Muhalefet şerhinin tutanağa geçirildiği an ve ifadesi
- Kararın tescil ve ilan tarihleri
- Talebe bağlı olarak yürütmenin geri bırakılması isteminin gerekip gerekmediği
Yukarıdakiler genel bir yol göstericidir. Şirket türü, esas sözleşme hükümleri ve toplantının seyri sonucu değiştirebileceğinden, karar tarihini takip eden ilk günlerde profesyonel destek almanız yararlı olacaktır.