Anonim ve limited şirketlerde genel kurul kararlarına yöneltilen itirazlar, TTK, TBK ve 6102 sayılı Kanun çerçevesinde sıkı usul kurallarına bağlıdır. Bu dosyalarda kaybedilen hakların büyük bölümü, kararın içeriğinden değil, dava açma süresinin veya mahkemenin yanlış belirlenmesinden doğar.
Merkez Neredeyse Mahkeme Oradadır
Genel kurul kararının iptali davası, şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılır. Bu kural kesindir; pay sahibinin kendi yerleşim yerinde dava açması sonuç vermez. Ticaret sicilindeki güncel merkez adresi, dava öncesinde sicil kaydından teyit edilmelidir. Merkez yakın tarihte değişmişse, tescil tarihi ile karar tarihi karşılaştırılmalıdır.
Üç Aylık Süre ve Başlangıcı
İptal davası, karar tarihinden itibaren üç ay içinde açılır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve durmaz. Toplantıda hazır bulunup karara olumsuz oy veren ve muhalefetini tutanağa geçirten pay sahibi ile toplantıya çağrılmayan veya gündeme aykırı karar alınan hâllerdeki pay sahibinin durumu farklıdır; dava ehliyeti bakımından bu ayrım en başta netleştirilmelidir. Muhalefet şerhinin tutanağa yazdırılmaması, birçok dosyada davanın esasına girilmeden sonuçlanmasına yol açar.
İptal mi, Butlan mı, Yokluk mu?
Üç aylık süre kaçırıldığında dosya kapanmış sayılmaz. Kararın niteliğine göre farklı yollar gündeme gelebilir:
- Kanunun emredici hükümlerine, pay sahibinin vazgeçilmez haklarına aykırı kararlar bakımından butlanın tespiti istenebilir.
- Usulüne uygun bir toplantı hiç yapılmamışsa yokluk iddiası ileri sürülebilir.
- Bu tespit talepleri süreye bağlı değildir; ancak kabul koşulları iptalden daha dardır.
Yönetim ve Temsil Yetkisi Tartışması
Genel kurulda alınan yetkilendirme kararları, aynı zamanda temsile ilişkin sonuç doğurur. Karar iptal edilinceye kadar tescil edilmiş temsil yetkisi üçüncü kişiler bakımından geçerliliğini sürdürebileceğinden, dava süresince şirketin işlem yapmasını sınırlamak isteyen pay sahibi ihtiyati tedbir talebini ayrıca ve gerekçeli biçimde ileri sürmelidir. Tedbir talebinde şirketin faaliyetinin tümüyle durdurulmasını istemek yerine, tartışmalı işlemle sınırlı bir koruma istenmesi kabul şansını artırır.
Ortaklar Arası Anlaşma Zemini
Ticari uyuşmazlıkların bir bölümünde arabuluculuk dava şartı olsa da, konusu para alacağı olmayan iptal davaları bu kapsamda değildir. Yine de pay sahipleri arasındaki çekişme çoğu zaman yönetim, kâr dağıtımı ve pay devri başlıklarının tamamına yayıldığından, tarafların bütüncül bir protokolle anlaşması dava yolundan daha hızlı sonuç verebilir. Ancak üç aylık süre işlerken sürdürülen müzakereler, anlaşma sağlanamazsa hakkın tümden kaybına yol açar; bu nedenle görüşmeler dava takvimiyle birlikte yürütülmelidir.
Buradaki açıklamalar genel niteliktedir; şirket türü, esas sözleşme hükümleri ve toplantı tutanağının içeriği sonucu değiştirebileceğinden somut dosyada hukuki görüş alınmalıdır.