İçeriğe geç
AC

Haksız Rekabet Davasında Yetki Seçenekleri ve Delil Sözleşmesinin Etkisi

1 Nisan 2026 Ticaret Hukuku 3 dk okuma 69 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Haksız rekabet iddiaları çoğunlukla hızla sonuç alınması gereken uyuşmazlıklardır; piyasadaki etki her geçen gün büyüdüğü için geç açılan bir dava, kazanılsa bile amacına ulaşmayabilir. Bu nedenle mahkeme seçimi ve ilk aşamada istenecek tedbir, davanın gerçek kaderini belirler.

Görev: Ticari Dava Niteliği

TTK kapsamındaki haksız rekabet davaları ticari dava niteliğindedir ve asliye ticaret mahkemesinde görülür. Fiil aynı zamanda marka veya tasarım hakkına tecavüz oluşturuyorsa, fikrî ve sınai haklar hukuk mahkemesinin görev alanına giren bir boyut ortaya çıkar; bu mahkemenin bulunmadığı yerlerde ilgili asliye mahkemesi bu sıfatla bakar. Talepler tek dilekçede toplanacaksa görev ayrımı dikkatle kurulmalıdır.

Yetki: Davacıya Tanınan Esneklik

Haksız fiil niteliğindeki eylemlerde davacının önünde birden çok seçenek bulunur:

  • Davalının yerleşim yeri ya da merkezi mahkemesi,
  • Haksız fiilin işlendiği yer mahkemesi,
  • Zararın meydana geldiği ya da meydana gelme ihtimalinin bulunduğu yer mahkemesi,
  • Zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi.

İnternet üzerinden yapılan karalama, taklit tanıtım veya müşteri çekme fiillerinde etkinin ülke geneline yayılması, yetki bakımından geniş bir seçim imkânı doğurur. Buna karşılık taraflar tacir ise aralarındaki yetki sözleşmesi bu seçenekleri sınırlayabilir; sözleşmede münhasır yetki kararlaştırılmışsa diğer mahkemelerde açılan dava yetki itirazıyla karşılaşır.

Delil Sözleşmesinin Gerçek Ağırlığı

Ticari ilişkilerde tarafların belirli kayıtları münhasır delil sayan düzenlemeler yapması mümkündür. Ancak haksız rekabet, sözleşme ilişkisi bulunmayan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebildiğinden, delil sözleşmesinin etkisi çoğu zaman yalnızca sözleşmenin tarafları arasında kalır. Dava dışı bir rakibin fiiline karşı böyle bir kayıt ileri sürülemez. Sözleşme tarafları arasındaki uyuşmazlıkta ise rekabet yasağı kaydıyla haksız rekabet iddiasının birlikte ileri sürülmesi, ispat rejimini karmaşıklaştırır; bu nedenle taleplerin hukuki dayanakları ayrı ayrı gösterilmelidir.

Tedbir Kararı Müzakere Dengesini Değiştirir

Haksız rekabet dosyalarında ihtiyati tedbir talebi, davanın en etkili aşamasıdır. Yaklaşık ispat ölçüsünde somut delil sunulması ve gecikmesinde sakınca bulunduğunun ortaya konması gerekir. Tedbir kararı alındığında karşı taraf çoğu zaman müzakere masasına oturur. Delil tespiti yoluyla ürünün, tanıtımın veya internet içeriğinin o andaki hâlinin kayda geçirilmesi de kritik bir adımdır; içerik değiştirildiğinde ispat imkânı kaybolur.

Zamanaşımı ve Uzlaşma Kararı

Haksız rekabetten doğan talepler, hak sahibinin fiili ve failini öğrenmesinden itibaren işleyen bir yıllık ve her hâlde fiilin doğumundan itibaren işleyen üç yıllık zamanaşımına tabidir. Ticari davalarda konusu para olan alacak ve tazminat talepleri için arabuluculuk dava şartıdır; buna karşılık men ve tespit talepleri bu kapsamın dışında değerlendirilebilir. Karşı tarafla anlaşma yolunu seçerken, fiilin devam edip etmediği ve verilecek taahhüdün denetlenebilir olup olmadığı belirleyici olmalıdır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır. Piyasa etkisinin ölçülmesi ve delil güvencesi teknik çalışma gerektirdiğinden, harekete geçmeden önce hukuki destek alınması yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla