İçeriğe geç
AC

Haksız Rekabette İhtiyati Tedbir: Talep, İtiraz ve Süre Yönetimi

7 Haziran 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 74 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Haksız rekabet iddialarında sonucu belirleyen şey çoğu zaman esas davanın kendisi değil, ilk haftalarda alınan ya da alınamayan ihtiyati tedbir kararıdır. TTK, TBK ve 6102 çerçevesinde bu rehber, tedbir talebinin nasıl kurulacağına, karara nasıl itiraz edileceğine ve anlaşma ile dava arasındaki tercihin hangi anda kilitlendiğine odaklanır.

Fiilin Haksız Rekabet Olarak Nitelendirilmesi

Talep dilekçesinin ilk işi, şikâyet konusu davranışı TTK'daki haksız rekabet kategorilerinden hangisine oturttuğunu göstermektir. Yanıltıcı tanıtım, karıştırılma tehlikesi yaratma, iş sırlarından hukuka aykırı yararlanma, çalışanların ayartılması ya da dürüstlük kuralına aykırı işlem koşulları kullanma birbirinden farklı delil setleri gerektirir. Nitelendirme yapılmadan sunulan ekran görüntüleri, mahkeme için bağlamsız bir yığın hâline gelir.

Tedbir Talebinde Gösterilmesi Gerekenler

İhtiyati tedbirde ölçü, ispat değil yaklaşık ispattır; ancak bu, delilsiz talep anlamına gelmez. Talepte üç unsurun ayrı ayrı görünmesi beklenir:

  1. Fiilin sürmekte olduğu ya da yakın bir tehlike doğurduğu
  2. Gecikme hâlinde ortaya çıkacak zararın sonradan giderilmesinin güçleşeceği
  3. Talep edilen tedbirin, istenen sonuçla orantılı olduğu

Tedbirin kapsamı gereğinden geniş yazıldığında mahkeme talebi bütünüyle reddetme yoluna gidebilir. Bu nedenle yayının kaldırılması, ürünün toplatılması ya da belirli bir ibarenin kullanımının durdurulması gibi taleplerin kademeli biçimde sıralanması daha güvenlidir.

Teminat, İtiraz ve Kararın Ayakta Kalması

Tedbire genellikle teminat karşılığında hükmedilir; teminat türü ve miktarı, karşı tarafın uğrayabileceği zarar dikkate alınarak belirlenir. Karşı taraf, tedbirin uygulanmasından itibaren kanunda öngörülen süre içinde itiraz edebilir ve itiraz üzerine karar kaldırılabilir ya da değiştirilebilir. Tedbir dava açılmadan önce alınmışsa, kanunda belirlenen süre içinde esas hakkında dava açılmadığında karar kendiliğinden ortadan kalkar. Uygulamada en sık yaşanan kayıp, tam da bu süreyi takvime bağlamamaktan doğar. Tedbirin fiilen uygulandığı tarihin tutanakla belgelenmesi de bu nedenle önemlidir.

Sulh Görüşmesi ile Yargılamayı Sürdürme Arasındaki Denge

Karşı taraf tedbirden sonra masaya oturmak isteyebilir. Burada değerlendirilmesi gereken; taahhüdün yazılı, denetlenebilir ve ihlal hâlinde yaptırıma bağlanmış olup olmadığıdır. Sadece fiilin durdurulmasına yönelik sözlü bir mutabakat, itibar zararının ve elde edilen haksız kazancın tazmini talebini karşılamayabilir. Anlaşma tercih edilecekse, ihlalin tekrarı hâlinde uygulanacak sonuçlar ve mevcut tedbirin akıbeti metinde açıkça düzenlenmelidir.

Bu metin genel bilgilendirme niteliğindedir. Pazar koşulları, sözleşmesel rekabet yasakları ve delillerin elde edilme biçimi sonucu etkilediğinden, adım atmadan önce dosyaya özel bir değerlendirme almanız daha güvenli olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla