Ortaklar arasındaki uyuşmazlıklarda tartışma çoğu zaman olayın nasıl geliştiği değil, hangi belgenin kimin lehine delil sayılacağı üzerinden yürür. Bu rehber, TTK çerçevesindeki şirket içi uyuşmazlıklarda delil sözleşmesinin sınırlarını ve ticari defterlerin ispat değerini ele alır.
Delil Sözleşmesi Neyi Değiştirir, Neyi Değiştiremez
Pay sahipleri sözleşmelerinde sıkça yer alan delil kayıtları, uyuşmazlık çıktığında ispat yükünü ve ispat araçlarını önceden belirlemeyi amaçlar. Usul hukuku bu tür anlaşmalara belirli sınırlar içinde geçerlilik tanır. Ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği konularda ve bir tarafı delil ileri sürmekten tamamen yoksun bırakan düzenlemelerde bu kayıtlar sonuç doğurmaz. Bu nedenle sözleşmeye konulacak hükmün, ispat aracını sınırlamak yerine kayıt tutma ve bildirim usulünü somutlaştırmaya yönelmesi daha isabetli olur.
Ticari Defterler Kimin Lehine Delildir
Ticari defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi, kanunda aranan biçimde ve düzenli olarak tutulmuş olmalarına, açılış ve kapanış onaylarının bulunmasına ve kayıtların birbirini doğrulamasına bağlıdır. Karşı tarafın defterlerinin bu kayıtlarla çelişmesi ya da defterlerin usulüne uygun tutulmamış olması, sonucu tersine çevirebilir. Uyuşmazlık öngörülüyorsa cari hesap mutabakatları, ortaklara yapılan ödemelerin dayanakları ve yönetim kurulu karar defterindeki ilgili kararlar, dava açılmadan önce bir arada değerlendirilmelidir.
Kararlara Karşı Süreler
Genel kurul kararının iptali davası, TTK uyarınca karar tarihinden itibaren üç ay içinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve kaçırılması hâlinde kararın yalnızca butlanı ileri sürülebilir; butlan sebepleri ise sınırlıdır. Toplantıya katılan ve karara muhalefetini tutanağa geçirten pay sahibi ile toplantıya çağrılmayan pay sahibinin dava ehliyeti bakımından durumu farklıdır. Bu nedenle toplantı tutanağına muhalefet şerhinin düşürülmesi, ileride açılacak davanın ön koşulunu oluşturur.
Bilgi Alma ve İnceleme Hakkının Kullanımı
Dava açmadan önce dosyanın delil altyapısını kurmanın en etkili yolu, pay sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkını usulüne uygun kullanmasıdır. Genel kurulda yöneltilen sorunun tutanağa geçirilmesi, talebin reddi hâlinde on gün içinde ticaret mahkemesine başvurulabilmesini mümkün kılar. Özel denetçi talebi ise belirli konuların aydınlatılması için ayrı bir araç sunar. Bu adımlar atlanıp doğrudan sorumluluk davasına geçildiğinde, dosya çoğunlukla belge yetersizliğiyle karşılaşır.
Yukarıdaki açıklamalar genel niteliktedir. Esas sözleşme hükümleri, pay sahipleri sözleşmesi ve şirket türü değerlendirmeyi değiştirebileceğinden, adım atmadan önce belgelerin bütünüyle incelenmesi ve hukuki görüş alınması önerilir.