Ortaklar arasındaki gerginlik çoğu zaman hukuki nitelendirme yapılmadan büyür. Aynı olay; genel kurul kararının iptali, ortaklıktan çıkma, bilgi alma ve inceleme hakkı ya da yöneticilerin sorumluluğu gibi birbirinden farklı yollara elverişli olabilir. 6102 sayılı TTK ve TBK ekseninde yürüyen bu dosyalarda, tarafların sözleşmeye koyduğu delil kayıtları planı baştan değiştirir. Aşağıda süreç, delil sözleşmesi penceresinden ve takvim mantığıyla ele alınmaktadır.
Önce Yol Ayrımı: Mahkeme mi, Tahkim mi?
Esas sözleşmede veya ortaklar sözleşmesinde tahkim kaydı bulunuyorsa, doğrudan mahkemeye açılan dava karşı tarafın tahkim itirazıyla karşılaşabilir. Buna karşılık her uyuşmazlık tahkime elverişli değildir; kimi kurumsal işlemler bakımından mahkeme yolu zorunludur. Bu nedenle ilk iş, sözleşme metnindeki uyuşmazlık çözüm kaydının kapsamını okumak ve talebin bu kapsama girip girmediğini yazılı olarak not etmektir.
Delil Sözleşmesi Usulü Nereye Kadar Bağlar?
HMK, tarafların belirli vakıaların yalnızca belirli delillerle ispatını kararlaştırmasına imkân tanır. Uygulamada bu kayıtlar; ortaklar arası bildirimlerin yalnızca noter veya kayıtlı elektronik posta ile yapılmasını, hesap hareketlerinin şirket defterleriyle ispatını ya da tanık delilinin dışlanmasını öngörebilir. Ancak böyle bir kayıt:
- tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği konularda sonuç doğurmaz,
- bir tarafı ispat imkânından tümüyle yoksun bırakacak ölçüde ağır olamaz,
- hâkimin resen araştırma yükümlülüğü bulunan hâllerde etkisini yitirir.
Takvimi Kurmanın Pratik Sırası
- Uyuşmazlığı doğuran işlemin tarihi ile öğrenme tarihi ayrı ayrı yazılır.
- Sözleşmedeki bildirim ve süre kayıtları kanuni sürelerle karşılaştırılır.
- Delil sözleşmesi nedeniyle elde edilmesi gereken belgeler listelenir ve temin süresi takvime eklenir.
- Noter ihtarı, defter incelemesi ve delil tespiti gibi hazırlık adımları dava tarihinden geriye doğru planlanır.
- Talep kalemleri asli ve terditli olarak ayrı ayrı yazılır.
Yanlış Mercie Başvurunun Somut Bedeli
Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesi için kanunda öngörülen kısa süre içinde başvuru yapılması gerekir. Bu başvuru kaçırılırsa dava açılmamış sayılır. Daha ağır sonuç, hak düşürücü süreye bağlı taleplerde ortaya çıkar: yanlış mercide geçen aylar sürenin korunmasını her zaman sağlamaz. Şirket merkezine göre belirlenen yetki kuralı ile sözleşmedeki yetki kaydının çelişmesi de sık rastlanan bir hata kaynağıdır.
Dava Öncesi Kısa Kontrol Listesi
- Ticaret sicil kayıtları ve güncel esas sözleşme metni temin edildi mi?
- Genel kurul tutanakları, hazirun cetveli ve muhalefet şerhi dosyaya konuldu mu?
- Elektronik yazışmalar bütünlüğü bozulmadan saklandı mı?
- Delil sözleşmesinin metni dilekçeye ek yapıldı mı?
Buradaki açıklamalar genel nitelikte olup her ortaklık ilişkisinin kendine özgü sözleşme mimarisi vardır. Talebin türü, sürelerin başlangıcı ve delil kayıtlarının geçerliliği dosyaya göre değişeceğinden, adım atmadan önce bir hukukçuyla değerlendirme yapılması yerinde olur.