Genel kurul kararları çoğu zaman alındığı gün değil; aylar sonra bir pay devri, kâr dağıtımı ya da tescil aşamasında tartışılmaya başlar. O aşamada ilk sorulan soru artık kararın içeriği değil, süresinde ve doğru mercie başvurulup başvurulmadığıdır. Bu rehber, TTK ve TBK ekseninde genel kurul uyuşmazlıklarında tarafların önceden kurduğu delil düzeninin dosyaya etkisini ve gün gün oluşturulması gereken usul planını ele alır.
Takvimi Başlatan Tarih Hangisi
Genel kurul dosyalarında tek bir tarih yoktur; birbirini izleyen birkaç tarih vardır ve her biri farklı sonuç doğurur:
- Toplantının yapıldığı ve tutanağın imzalandığı tarih,
- Muhalefetin tutanağa geçirildiği an,
- Kararın ticaret siciline tescil ve Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği tarih,
- Toplantıya katılmayan pay sahibinin kararı fiilen öğrendiği tarih.
Dosya kurulurken bu tarihler tek bir tabloda toplanmalı; hangisinin başlangıç sayılacağı, pay sahibinin toplantıda bulunup bulunmadığına ve muhalefet şerhinin varlığına göre ayrı ayrı değerlendirilmelidir. TTK iptal talebi bakımından kısa ve hak düşürücü nitelikte bir süre öngördüğünden, tereddüt hâlinde en erken tarihe göre plan yapmak güvenlidir.
Delil Sözleşmesi Dosyayı Nasıl Daraltır
Ortaklar arasındaki pay sahipleri sözleşmelerinde, belirli vakıaların yalnızca belirli delillerle ispat edileceğine dair kayıtlar sıkça yer alır. Usul hukukumuz tarafların bu yönde anlaşmasına imkân tanır; ancak bu kayıtlar sınırsız değildir. Bir tarafı delil göstermekten tümüyle yoksun bırakan, hakkın özünü ortadan kaldıran ya da kanunun kesin delil öngördüğü alanları zorlayan düzenlemelerin geçerliliği tartışılır. Bu nedenle dava öncesinde şu ayrım yapılmalıdır: hangi vakıa sözleşmeyle daraltılmış delil rejimine tabidir, hangisi genel ispat kurallarına göre serbestçe ispatlanabilir.
Merci Ayrımı: Şirket İçi Yol, Ticaret Mahkemesi ve Tahkim
Yanlış mercie başvuru bu alanda en pahalı hatadır; çünkü hak düşürücü süre işlerken geçen her hafta geri kazanılamaz. Üç yolun sınırı önceden çizilmelidir:
- Esas sözleşmede tahkim şartı varsa, uyuşmazlığın bu şartın kapsamına girip girmediği ilk olarak incelenmelidir.
- Şirket organlarına yapılan başvurular kural olarak dava süresini durdurmaz; yazışmayla zaman geçirmek riskli bir tercihtir.
- Sicil müdürlüğüne yapılan itiraz ile mahkemeden istenecek iptal talebi farklı hukuki sonuç doğurur ve birbirinin yerine geçmez.
Başvuru Öncesi Kontrol Sırası
Hazırlık aşamasında toplantı çağrısının usulüne uygunluğu, gündem bağlılığı, hazır bulunanlar listesindeki imza ve temsil belgeleri, toplantı ile karar yeter sayıları ve muhalefet şerhinin lafzı sırayla kontrol edilir. Bu kontrolün çıktısı, talep sonucunun ölçülebilir biçimde yazılmasını sağlar: hangi gündem maddesindeki hangi kararın, hangi sebeple sakat olduğu tek tek gösterilmelidir. Genel ifadelerle kurulan talepler, incelemenin kapsamını daraltır.
Sonuç Alınamazsa İkinci Aşama
Talep reddedilirse ikinci aşamada aynı gerekçeleri tekrarlamak yerine, ret gerekçesinin dayandığı vakıayı hedef alan yeni bir kurgu oluşturulmalıdır. Kararın icrasının geciktirilmesi, teminat, tescilin sonuçları ve şirketin işleyişine etkisi bu aşamada birlikte tartılır.
Buradaki açıklamalar genel nitelikte bilgilendirmedir. Her şirketin esas sözleşmesi, pay yapısı ve toplantı geçmişi farklı sonuç doğurabileceğinden, karar almadan önce dosyanızın ayrıntılarını bir avukatla birlikte değerlendirmeniz yerinde olur.