İçeriğe geç
AC

Şirket İçi Uyuşmazlıkta İhtiyati Tedbir: Kesin Yetki ve Görevli Ticaret Mahkemesi

6 Haziran 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 88 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Ortaklar arasındaki güven ilişkisi bozulduğunda uyuşmazlık genellikle genel kurul, yönetim organı veya pay devri etrafında yoğunlaşır. TTK, TBK ve 6102 sayılı Kanun ekseninde bakıldığında, bu tür dosyalarda sonucu belirleyen ilk hamle çoğu kez esas dava değil, ihtiyati tedbir talebidir. Bu rehber, tedbir talebinin merci ve usul boyutunu ele alır.

Görev ve Kesin Yetki

Şirketler hukukundan doğan uyuşmazlıklar asliye ticaret mahkemesinin görev alanındadır. Genel kurul kararlarının iptali istemli davalarda ise şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir; taraflar sözleşmeyle bu yetkiyi değiştiremez ve mahkeme yetkisizliği kendiliğinden gözetir. Ticaret sicili kayıtlarındaki merkez adresi ile fiilî faaliyet adresi farklıysa, dilekçe sicil kaydına göre hazırlanmalıdır.

İhtiyati Tedbirin Kurgulanması

Tedbir talebinde iki unsur birlikte gösterilmelidir: hakkın mevcut durumda korunmasız kalması hâlinde doğacak zarar ve bu zararın giderilmesindeki güçlük. Talep soyut kalırsa reddedilir. Şirket içi uyuşmazlıklarda uygulamada sıkça istenen tedbir başlıkları şunlardır:

  • Uyuşmazlık konusu genel kurul kararının icrasının geri bırakılması.
  • Pay devrinin sicile tesciline ilişkin işlemlerin sınırlandırılması.
  • Şirket kayıt ve defterlerinin muhafazasına yönelik önlemler.
  • Temsil ve ilzam yetkisine ilişkin geçici düzenleme talepleri.

Tedbir kararı verilmesi hâlinde teminat yatırılması ve kararın uygulanması için öngörülen süre içinde talepte bulunulması gerekir; bu süre kaçırılırsa karar kendiliğinden kalkar.

Süreye Bağlı Talepler

Genel kurul kararının iptali istemi, kanunda öngörülen üç aylık süreye tabidir ve bu süre hak düşürücüdür. Toplantıda muhalefet şerhinin tutanağa geçirilmiş olması, dava ehliyeti bakımından ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle genel kurul salonunda tutulan tutanak, aylar sonra açılacak davanın en kritik belgesi hâline gelir.

Dava Şartı Arabuluculuk Sınırı

Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacak ve tazminat talepleri bakımından arabuluculuk dava şartıdır. Buna karşılık iptal ve tespit istemleri gibi talepler farklı değerlendirilir. Aynı dilekçede hem para alacağı hem iptal istemi bulunduğunda, arabuluculuk şartının hangi taleple ilgili olduğu dilekçede netleştirilmelidir; aksi hâlde dosya baştan usul tartışmasına girer.

Usule Aykırı İşlem Riskleri

  1. Tedbir talebinin esas davadan bağımsız gerekçelendirilmemesi.
  2. Muhalefet şerhinin genel kurul tutanağına geçirilmemesi.
  3. Şirketin sicil verilerine dayanmayan adres ve unvan bilgileriyle dava açılması.
  4. Defter ve kayıt taleplerinin dava dilekçesinde açıkça istenmemesi.
  5. Tedbir kararının uygulanması için öngörülen süre içinde işlem yapılmaması.

Bu metin genel çerçeve sunmakta olup, şirket türü, esas sözleşme hükümleri ve pay yapısı sonucu değiştirebilir. Ortaklar arasındaki uyuşmazlıkta adım atmadan önce sicil kayıtları ve sözleşme metinleriyle birlikte hukuki değerlendirme yapılması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla