Ticari bir sözleşmede tahkim kaydının bulunması, uyuşmazlık çıktığında hangi kapının çalınacağını baştan belirler. Uygulamada en pahalı hata, tahkim şartına rağmen mahkemeye gidilmesi veya tersine, geçersiz bir tahkim kaydına güvenilerek dava açma süresinin tüketilmesidir. Bu metin, sözleşmesel uyuşmazlıklarda yargı yolu ve yetki analizini adım adım kurar.
Tahkim Kaydı Var mı, Ayakta mı
İlk iş, sözleşme metnindeki uyuşmazlık çözümü maddesinin okunmasıdır. Geçerli bir tahkim anlaşması yazılı olmalı ve tarafların uyuşmazlığı hakeme götürme iradesini tereddütsüz göstermelidir. Hem mahkemeye hem hakeme gidilebileceğini söyleyen çift başlı kayıtlar, satır aralarında bırakılmış belirsiz atıflar ve hangi kurumun kurallarının uygulanacağı yazılmamış maddeler tartışma doğurur. Ayrıca her uyuşmazlık tahkime elverişli değildir; tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği konular bu kapsamın dışında kalır.
Tahkim İtirazının Zamanı
Tahkim kaydına rağmen karşı taraf mahkemede dava açmışsa, bu durum ilk itiraz olarak ve cevap süresi içinde ileri sürülmelidir. Süresinde ileri sürülmeyen tahkim itirazı dinlenmez ve uyuşmazlık mahkemede görülmeye devam eder. Bu nedenle dava dilekçesi tebliğ alındığında ilk kontrol esasa değil, sözleşmenin uyuşmazlık maddesine yapılmalıdır. Yabancılık unsuru taşıyan ilişkilerde milletlerarası tahkim mevzuatının ayrı bir rejim kurduğu, ihtiyati tedbir ve delil tespiti gibi taleplerin ise tahkim sürerken mahkemeden istenebildiği unutulmamalıdır.
Tahkim Yoksa Görev ve Yetki Nasıl Kurulur
Geçerli bir tahkim kaydı bulunmadığında TTK anlamında ticari sayılan davalar asliye ticaret mahkemesinde görülür; ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak ele alınır ve yanlış mahkeme seçimi görevsizlikle sonuçlanır. Yer bakımından ise genel kural davalının yerleşim yeri, sözleşmeden doğan davalarda ise sözleşmenin ifa edileceği yerdir. Tacirler arasında yapılan yetki sözleşmeleri belirli bir mahkemeyi münhasır kılabilir; bu tür bir kayıt varsa başka yerde açılan dava yetki itirazıyla karşılaşır.
Arabuluculuk ile Kesişen Nokta
Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepli ticari davalarda arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır. Tahkim yolu kararlaştırılmış bir ilişkide bu şartın nasıl işleyeceği, sözleşmenin lafzı ve talebin niteliğine göre değerlendirilir. TBK kaynaklı temerrüt, ayıp ve fesih iddiaları da bu aşamada yazılı hâle getirilmeli; müzakere tutanakları sonradan delil olarak kullanılabilecek şekilde düzenlenmelidir.
Şirketler arası ilişkilerde tek bir kalıp yoktur; sözleşmenin dili, ifa yeri ve tarafların sıfatı sonucu değiştirir. Uyuşmazlık başladığında ilk hafta içinde sözleşme metnini bir hukukçuyla birlikte okumak, ilerideki usul tartışmalarını büyük ölçüde önler.