Anonim ve limited şirketlerde genel kurul kararı alındıktan sonra pay sahiplerinin elindeki zaman dar, karar ise uygulanmaya çoktan başlamış olabilir. TTK ve 6102 sayılı Kanun ile TBK ekseninde bu rehber, iptal talebinin hangi mahkemede ileri sürüleceğini, ihtiyati tedbirin bu davadaki işlevini ve usule aykırı bir adımın talebi nasıl işlevsiz bıraktığını ele alır.
Kararın Niteliği: İptal mi, Butlan mı, Yokluk mu?
Talebin adı yanlış konulduğunda süre ve ispat rejimi de değişir. Kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırılık iddiası kural olarak iptal davasının konusudur ve kanunda öngörülen süre içinde açılması gerekir. Buna karşılık pay sahibinin vazgeçilmez haklarını ortadan kaldıran ya da anonim şirketin temel yapısına aykırı kararlar bakımından butlan tartışılır ve bu talep süreye tabi tutulmaz. Genel kurulun hiç toplanmamış sayılacağı hâllerde ise yokluk gündeme gelir. Dilekçede bu üç ihtimal birbirinin alternatifi olarak, gerekçeleriyle kurulmalıdır.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Şirketler hukukundan doğan bu uyuşmazlıklar asliye ticaret mahkemesinde görülür ve dava, şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde açılır. Bu yetki, şirketin fiilen faaliyet gösterdiği yere göre değil ticaret sicilinde kayıtlı merkeze göre belirlenir; şubenin bulunduğu ildeki mahkemeye başvurmak yaygın bir hatadır. Uyuşmazlığın niteliğine göre davanın heyet hâlinde görülmesi de söz konusu olabilir.
Dava Açma Ehliyeti ve Muhalefet Şerhi
İptal davasını açabilecek kişiler sınırlıdır. Toplantıda hazır bulunup karara olumsuz oy veren ve muhalefetini tutanağa geçirten pay sahibi bakımından yol açıktır. Toplantıya katılamayanlar için ise çağrının usulüne uygun yapılmaması, gündemin ilan edilmemesi veya katılım hakkının haksız engellenmesi gibi özel durumlar tartışılır. Bu nedenle genel kurul sonrası ilk yapılacak iş, toplantı tutanağı ile hazır bulunanlar listesinin onaylı örneğinin temin edilmesidir.
İhtiyati Tedbirin Kapsamı ve Sınırı
İptal davası açılması, kararın kendiliğinden uygulanmasını durdurmaz. Bu nedenle tedbir talebi ayrıca ve somut olarak kurulmalıdır. Uygulamada gündeme gelen talepler şunlardır:
- Kararın icrasının geri bırakılması.
- Sicile tescilin durdurulması ya da tescil edilmişse ilan sürecine ilişkin tedbir.
- Sermaye artırımı, pay devri veya önemli malvarlığı satışına ilişkin işlemlerin durdurulması.
- Yönetim organında yapılan değişikliğin uygulanmasının ertelenmesi.
Tedbir talebinde yaklaşık ispat ölçüsü geçerlidir; iddia belgeye dayandırılmadığında talep reddedilir. Ayrıca teminat yatırılması istenebileceğinden, bu ihtimal baştan planlanmalıdır.
Usule Aykırı İşlemin İki Yönü
Bu dosyalarda usule aykırılık iki yönlüdür. Birincisi genel kurulun kendisindeki aykırılıklardır: çağrı usulü, gündeme bağlılık ilkesi, toplantı ve karar yeter sayıları, vekâletname geçerliliği, bakanlık temsilcisi gerekli hâllerde katılımın sağlanmaması. İkincisi ise davacının kendi başvurusundaki usul hatalarıdır: süresinde açmama, muhalefet şerhini belgeleyememe, tedbir talebini gerekçesiz bırakma. Her iki yön için ayrı kontrol listesi tutulması, talebin ayakta kalmasını sağlar.
Bu açıklamalar genel niteliktedir. Şirket türü, esas sözleşme hükümleri ve toplantı tutanağının içeriği sonucu doğrudan etkilediğinden, genel kurul sonrası kısa sürede belgeler üzerinden hukuki değerlendirme yaptırılması yerinde olur.