Ortaklar arasındaki gerilim çoğu zaman esas sözleşmedeki tek bir cümlenin yorumuna dayanır: tahkim şartı. Bu şart geçerliyse mahkemeye gidilen dosya reddedilir; kapsam dışıysa tahkim yoluna gitmek zaman kaybettirir. Aşağıda şirket içi uyuşmazlıklarda merci seçiminin nasıl yapılacağı ele alınmaktadır.
Ticari Dava Kavramı ve Asliye Ticaret Mahkemesi
Türk Ticaret Kanunu, ticari davaları tanımlar ve bunlarda asliye ticaret mahkemesini görevli kılar. Ortaklar arasındaki pay devri, kar payı, genel kurul kararının iptali, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu gibi uyuşmazlıklar bu kapsamdadır. Görev kuralı kamu düzenindendir; tarafların anlaşmasıyla değiştirilemez ve yargılamanın her aşamasında dikkate alınır.
Tahkim Şartının Kapsamı ve Sınırları
Esas sözleşmeye veya pay sahipleri sözleşmesine konulan tahkim şartı, taraflar arasındaki uyuşmazlıkları devlet yargısından çıkarır. Ancak her uyuşmazlık tahkime elverişli değildir; tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği, üçüncü kişileri ve şirket tüzel kişiliğini bağlayan sonuçlar doğuran talepler bakımından tartışma yaşanır. Değerlendirmede şu sorular sırayla yanıtlanmalıdır:
- Tahkim şartı kimleri bağlıyor: yalnızca imzacı ortakları mı, sonradan pay devralanları da mı?
- Uyuşmazlık tarafların tasarruf edebileceği bir hakka mı ilişkin?
- Hakem sayısı, tahkim yeri ve uygulanacak usul kuralları belirlenmiş mi?
- Talep edilen geçici hukuki koruma tahkim öncesinde mahkemeden istenebilir mi?
Tahkim Yoksa Yetki: Şirket Merkezi Ekseni
Tahkim şartı bulunmayan veya kapsam dışı kalan uyuşmazlıklarda yetki analizi yapılır. Genel kurul kararlarının iptali gibi şirketin iç işleyişine dair davalarda şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesi öne çıkar. Sözleşmeden doğan alacak taleplerinde ise davalının yerleşim yeri veya ifa yeri seçenekleri gündeme gelir. Ticari nitelikteki para alacaklarında arabuluculuğun dava şartı olduğu da ayrıca gözetilmelidir.
Ortaklar Arasında Uzlaşma ile Dava Arasında Karar
Şirket içi uyuşmazlıkta yargılama, ticari itibar ve operasyon üzerinde ölçülmesi güç bir baskı yaratır. Pay alım anlaşması, çıkma bedeli üzerinde uzlaşma veya yönetimde temsil güvencesi gibi çözümler çoğu zaman daha hızlı sonuç verir. Buna karşılık azınlık haklarının sistematik biçimde engellendiği dosyalarda, uzlaşma arayışı yalnızca zaman kaybına ve delil tazeliğinin yitirilmesine yol açabilir. Tercih, şirketin nakit döngüsü ve ortaklık ilişkisinin sürdürülebilirliği üzerinden yapılmalıdır.
Sıralama
- Esas sözleşme ve pay sahipleri sözleşmesi tahkim şartı yönünden okunur.
- Talep kalemleri tahkime elverişlilik testinden geçirilir.
- Devlet yargısı seçilecekse görev ve yetki gerekçesi yazılır.
- Geçici hukuki koruma ihtiyacı ayrıca planlanır.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Şirket yapısı ve sözleşme metni sonucu değiştirebileceğinden, adım atmadan önce hukuki değerlendirme alınması uygun olur.