Ortaklar arasındaki anlaşmazlık genel kurul salonundan mahkemeye taşındığında, ilk çözülmesi gereken soru davanın nerede açılacağıdır. TTK ve 6102 sayılı düzenleme bazı davalar için şirket merkezini esas alırken, TBK kapsamındaki ortaklar arası sözleşmeler farklı bir yetki kaydı içerebilir. İki metnin çeliştiği hâllerde hangi kuralın öncelikli olduğu bilinmezse dosya baştan sakat kurulur.
Şirket Merkezine Bağlı Davalar
Genel kurul kararlarının iptali ve butlanının tespiti gibi şirket teşkilatını doğrudan ilgilendiren davalarda yetki, şirket merkezinin bulunduğu yere bağlanmıştır. Bu tür yetki kuralları taraf iradesiyle değiştirilemez; esas sözleşmeye veya pay sahipleri sözleşmesine konulan farklı bir kayıt, bu davalar bakımından sonuç doğurmaz. Merkez adresinin ticaret sicilindeki kaydı esas alınır; fiilî faaliyet yeri belirleyici değildir.
Görev Bakımından Ticari Dava Niteliği
- Şirket organları ve ortaklık ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar ticari dava sayılır.
- Bu davalar asliye ticaret mahkemesinde görülür; ayrı bir ticaret mahkemesi yoksa görevli sıfatıyla asliye hukuk mahkemesi bakar.
- Konusu para alacağı olan ticari davalarda arabuluculuk dava şartıdır.
- İptal davası gibi eda niteliğinde olmayan taleplerde bu şart aynı biçimde uygulanmaz; bu ayrım dilekçe hazırlanırken kontrol edilmelidir.
Tahkim Şartı Varsa
Esas sözleşmede veya ortaklar arasındaki sözleşmede geçerli bir tahkim şartı bulunuyorsa, kapsamına giren uyuşmazlıklar için devlet mahkemesinde açılan dava, karşı tarafın süresinde ileri süreceği itiraz üzerine reddedilebilir. Buna karşılık tahkime elverişli olmayan konular bu kapsamın dışındadır. Bu nedenle uyuşmazlığın konusu ile tahkim şartının kapsamı satır satır karşılaştırılmalıdır.
Sorumluluk Davalarında Hazırlık
- Yönetim organının hangi işleminin zarara yol açtığı tarih ve karar numarasıyla değil, işlem içeriğiyle somutlaştırılır.
- Zararın şirkete mi yoksa doğrudan ortağa mı doğduğu ayrımı yapılır; bu ayrım dava açma ehliyetini belirler.
- Ticari defter ve kayıtlara erişim için gerekli talepler baştan planlanır.
- Bilgi alma ve inceleme hakkının kullanıldığı, yazılı olarak belgelenir.
Ortaklıktan Çıkma ve Fesih Talepleri
Haklı sebebe dayanan çıkma, çıkarılma veya fesih taleplerinde mahkemenin takdir alanı geniştir; bu nedenle iddia, tek bir olaya değil süregelen bir davranış örüntüsüne dayandırıldığında daha güçlü kurulur. Kayyım veya tedbir talepleri de aynı dilekçede ve gerekçeli biçimde yer almalıdır.
Şirket uyuşmazlıklarında dava açılmadan önce yapılan sicil ve sözleşme incelemesi, sonraki aşamalarda zaman kazandırır. Buradaki değerlendirmeler genel çerçeve sunmakta olup, şirketin kendi belgeleri üzerinden yapılacak inceleme farklı bir yol gösterebilir.