Ticari ilişkilerde uyuşmazlık çıktığında tarafların elindeki en güçlü araç, çoğu zaman sözleşmenin esasa ilişkin maddeleri değil, ispata ilişkin düzenlemeleridir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde kurulan sözleşmelerde, uyuşmazlık anında hangi kaydın delil sayılacağının önceden kararlaştırılmış olması, itiraz aşamasında tartışmayı kısaltır.
Delil Sözleşmesi Ne Yapar, Ne Yapamaz?
Taraflar, aralarındaki uyuşmazlığın belirli delillerle ispat edileceğini kararlaştırabilir. Bu düzenleme; hangi kayıtların esas alınacağını, elektronik yazışmaların delil değerini ve mutabakat yönteminin nasıl işleyeceğini önceden belirler. Ancak delil sözleşmesi sınırsız değildir: tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği konularda ve kanunun belirli bir ispat şekli aradığı hâllerde hüküm doğurmaz. Ayrıca bir tarafı ispat hakkından tümüyle yoksun bırakacak düzenlemeler geçerli sayılmaz.
Ticari Defterlerin İki Yüzü
Ticari defterler, usulüne uygun tutulduğunda sahibi lehine de delil oluşturabilir; ancak bu ihtimal defterlerin birbirini doğrulaması, açılış ve kapanış onaylarının bulunması gibi koşullara bağlıdır. Buna karşılık defterler her hâlde sahibi aleyhine delil olabilir. Bu asimetri, kayıt disiplinini ticari dosyalarda belirleyici hâle getirir: eksik tutulan bir defter, karşı tarafın en kolay kullanacağı belgeye dönüşebilir.
Elektronik Yazışmanın Statüsü
- Sipariş ve onayların yalnızca anlık mesajlaşma uygulamalarında kalması
- Kayıtlı elektronik posta kullanılması gerekirken adi e-postayla yetinilmesi
- Yetkili temsilcinin kim olduğunun sözleşmede tanımlanmaması
- Ek ve değişikliklerin sözleşmedeki şekil şartına uyulmadan yapılması
- Teslim ve muayene tutanaklarının imzasız bırakılması
İhtar ve İtirazın Ticari Usulü
- Faturaya itiraz, kanunda öngörülen kısa süre içinde ve ispatlanabilir biçimde yapılır; sekiz günlük süre içinde itiraz edilmeyen faturanın içeriği kabul edilmiş sayılır.
- Temerrüt ihtarı, sözleşmede kararlaştırılan yöntemle gönderilir; noter, kayıtlı elektronik posta veya iadeli taahhütlü gönderi tercih edilir.
- Sözleşmeden dönme ya da fesih iradesi, seçilen hukuki sonuç açıkça yazılarak bildirilir.
- Karşı tarafın cevabı ve zımni kabul teşkil edebilecek davranışları kayıt altına alınır.
- Alacak muaccel hâle geldikten sonra faiz ve gecikme talepleri ayrı kalem olarak hesaplanır.
Dava Öncesi Arabuluculuk
Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepli ticari davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu aşama yalnızca bir formalite değildir: son tutanağa yazılan beyanlar ve sunulan belgeler, sonraki yargılamada tarafların tutarlılığını ölçmek için kullanılabilir. Bu nedenle arabuluculuk görüşmesine dava dilekçesi hazırlanır gibi hazırlanılması yerinde olur.
Ticari sözleşmelerin lafzı sonucu doğrudan etkiler; bu metin genel bir çerçeve sunar, sözleşme metninizin bir hukukçu tarafından incelenmesi önerilir.