Ticari ilişkilerde uyuşmazlık doğduğunda tarafların ilk baktığı yer çoğu zaman sözleşmenin son maddeleridir. Yetkili mahkeme kaydı, tebligat adresi ve delil sözleşmesi hükümleri, 6102 sayılı TTK ve TBK ile HMK'nın usul kuralları çerçevesinde davanın seyrini baştan belirleyebilir. Bu rehber, söz konusu kayıtların pratikte nasıl işlediğine odaklanmaktadır.
Delil Sözleşmesi Ne Sağlar, Ne Sağlamaz?
Taraflar, aralarındaki uyuşmazlıkta belirli delillerle ispat yapılacağını kararlaştırabilir. Örneğin defter kayıtlarının, elektronik yazışmaların veya belirli bir sistem üzerinden üretilen raporların esas alınacağı düzenlenebilir. Ancak bu düzenleme sınırsız değildir: tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği konularda ve kesin delil niteliğine ilişkin kurallara aykırı biçimde kurulan kayıtlar tartışmaya açıktır. Ayrıca kaydın kapsamı belirsiz yazılmışsa, dava sırasında kendi lehine sonuç doğurmayabilir.
Yetki Kaydının Geçerlilik Koşulları
Yetki sözleşmesi, tacirler ve kamu tüzel kişileri arasında yapıldığında sonuç doğurur. Karşı taraf tacir sıfatını taşımıyorsa ya da ilişki tüketici işlemi niteliğindeyse, sözleşmedeki yetki kaydına dayanmak mümkün olmayabilir. Kaydın yazılı olması, uyuşmazlığın konusunun belirli ya da belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkemenin açıkça gösterilmesi beklenir. "İstanbul mahkemeleri" gibi geniş ifadelerin hangi adliyeyi kapsadığı ayrıca değerlendirilir.
Görev: Asliye Ticaret Mahkemesi
Ticari davalarda görev kamu düzenine ilişkindir ve taraf iradesiyle değiştirilemez. Sözleşmede yer alan "asliye hukuk mahkemesi yetkilidir" türü bir kayıt, uyuşmazlık ticari nitelikteyse görevi değiştirmez. Bu nedenle dava açılmadan önce ilişkinin ticari olup olmadığı, tarafların sıfatı ve işin niteliği üzerinden ayrıca belirlenmelidir.
- Sözleşmenin imza tarihi ve imzalayanların temsil yetkisi doğrulanır.
- Yetki, delil ve tebligat kayıtları ayrı ayrı okunur.
- Defter ve kayıtların ibraz edilebilir durumda olduğu kontrol edilir.
- Ticari davalarda dava şartı arabuluculuk kapsamı belirlenir.
- Karşı tarafın olası itirazlarına göre alternatif dayanak hazırlanır.
Arabuluculuk Aşamasının Stratejik Değeri
Ticari alacak uyuşmazlıklarının önemli bir bölümünde dava öncesi arabuluculuk zorunludur. Bu aşama yalnızca bir formalite değildir; karşı tarafın savunma hattını, ödeme kapasitesini ve delil iddialarını erken görme imkanı sağlar. Anlaşma sağlanamasa dahi, tutulan belgeler sonraki dava için hazırlık niteliği taşır. Anlaşma sağlanacaksa metnin icra edilebilirlik yönünden eksiksiz düzenlenmesi gerekir.
Bu yazı genel bilgi vermek üzere hazırlanmıştır. Sözleşme metninizdeki kayıtların lafzı ve tarafların sıfatı sonucu değiştirebileceğinden, dava veya arabuluculuk kararından önce sözleşmenin bütünüyle incelenmesinde yarar bulunmaktadır.