Ticari ilişkilerde uyuşmazlık büyüdüğünde asıl mesele çoğu zaman haklılık değil, hükmün uygulanabilir kalmasıdır. Karşı taraf mal varlığını devrederse, teminat mektubunu nakde çevirirse ya da rekabet yasağına aykırı davranmayı sürdürürse, yıllar sonra alınacak karar sonucu değiştirmez. İhtiyati tedbir tam da bu boşluğu doldurur; ancak talebin nereye ve nasıl sunulacağı en az içeriği kadar önemlidir.
Sözleşmenin Yetki ve Tahkim Maddesini Okumadan Adım Atmayın
Türk Ticaret Kanunu kapsamındaki ilişkilerde taraflar tacir olduğundan, sözleşmeye konulan yetki kaydı kural olarak geçerlidir ve başvurulacak yeri bağlayıcı biçimde belirler. Sözleşmede tahkim şartı varsa uyuşmazlığın esası devlet mahkemesinde görülmez; buna karşılık geçici hukuki koruma talepleri bakımından mahkemeye başvurma imkânı ortadan kalkmaz. Bu iki maddenin birlikte okunmaması, dosyanın ilk celsede yetki veya tahkim itirazıyla karşılaşmasına yol açar.
Görev: Ticari Dava mı, Genel Hükümler mi?
Uyuşmazlığın mutlak ticari dava sayıldığı hâllerde tarafların sıfatına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Her iki tarafın tacir olduğu ve ticari işletmesiyle ilgili işlerden doğan uyuşmazlıklar da aynı mahkemede görülür. Buna karşılık ilişkinin bir tarafı tacir değilse, temeldeki borç ilişkisi Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre değerlendirilir ve görev genel mahkemelerde olabilir. Görev kuralı kamu düzenindendir; taraflar anlaşarak değiştiremez.
Tedbir Talebinin Üç Direği
- Yaklaşık ispat: iddianın tam ispatı aranmaz, ancak inandırıcı belge sunulmalıdır
- Gecikmesinde sakınca: tedbir verilmezse hakkın elde edilmesinin güçleşeceğinin somut olarak gösterilmesi
- Teminat: kural olarak teminat karşılığında karar verilir, tutar hazır tutulmalıdır
- Tedbirin ölçülülüğü: talep, uyuşmazlığın konusuyla sınırlı ve uygulanabilir biçimde formüle edilmelidir
Belirsiz ve kapsamı aşan tedbir talepleri reddedilmeye açıktır. Örneğin tüm ticari faaliyetin durdurulmasını istemek yerine, ihtilaf konusu ürün, hesap ya da teminat mektubuyla sınırlı bir tedbir istemek çok daha isabetli sonuç verir.
Tedbir Kararı Sonrası Takvim
- Kararın tebliğinden sonra uygulama için kanunda öngörülen süreye uyulması
- Teminatın yatırılması ve dosyaya ibrazı
- Tedbir dava açılmadan alınmışsa esas davanın süresinde açılması
- Karşı tarafın itirazına verilecek cevabın hazırlanması
Bu adımlardan birinin atlanması, kazanılmış tedbirin kendiliğinden kalkmasına yol açar. Uygulamada en sık kaybedilen hak, kararı almak değil, süresinde uygulatmamak yüzünden kaybedilir.
Müzakere mi, Dava mı?
Ticari uyuşmazlıklarda ilişkinin devam edip etmeyeceği belirleyicidir. Tedarik zinciri sürüyorsa ve karşı taraf ikame edilmesi güç bir iş ortağıysa, tedbir kararının yarattığı müzakere gücü kullanılarak yapılandırılmış bir protokol daha rasyonel olabilir. Buna karşılık ödeme kabiliyeti zayıflamış, mal kaçırma emaresi bulunan ya da sözleşmeyi tekrar tekrar ihlal eden bir muhatapla masaya oturmak zaman kaybıdır. Ticari alacaklarda ayrıca dava şartı arabuluculuk gerekip gerekmediği baştan kontrol edilmelidir.
Yukarıdaki değerlendirme genel bilgilendirme niteliğindedir. Sözleşmenizin yetki, tahkim ve fesih maddeleri sonucu doğrudan belirlediğinden, adım atmadan önce metnin hukuki incelemesini yaptırmanız yerinde olur.