İçeriğe geç
AC

Ticari Sözleşme Uyuşmazlığında İhtiyati Tedbir: Talep Öncesi Risk Listesi

26 Mayıs 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 80 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

Ticari ilişkilerde uyuşmazlık büyüdüğünde asıl mesele çoğu zaman haklılık değil, kararın uygulanabilir kalmasıdır. Türk Ticaret Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu kapsamındaki sözleşme uyuşmazlıklarında ihtiyati tedbir, dava sonuçlanana kadar mevcut durumu koruyan araçtır. Bu rehber, talebin hazırlanmasından karşı tarafa tebliğine kadar olan zinciri risk odağıyla ele alır.

Tedbir mi İhtiyati Haciz mi

Para alacağının tahsilini güvence altına almak isteniyorsa ihtiyati haciz, bir hakkın kullanılmasını veya bir durumun değişmesini engellemek isteniyorsa ihtiyati tedbir gündeme gelir. Yanlış aracın seçilmesi, talebin esasa girilmeden reddine yol açar. Hisse devrinin durdurulması, tescilin engellenmesi, ticari sır niteliğindeki bilginin kullanılmasının önlenmesi gibi talepler tedbir alanına girer.

Yaklaşık İspat Eşiğini Karşılamak

Tedbir talebinde tam ispat aranmaz; ancak hakkın varlığı ve gecikmesinde sakınca bulunduğu yaklaşık olarak gösterilmelidir. Uygulamada talepler çoğunlukla bu ikinci unsurun soyut kalması nedeniyle reddedilir.

  • Sözleşmenin ihlal edilen hükmü ve ihlal tarihi
  • Gecikme halinde doğacak zararın somut anlatımı
  • Karşı tarafın malvarlığında yaptığı işlemlere dair emareler
  • Teminat yatırılmasına hazır olunduğunun beyanı

Karar Verildikten Sonraki Kritik Adım

Tedbir kararının verilmesi tek başına yeterli değildir. Karar, kanunda öngörülen kısa süre içinde uygulanmak üzere talep edilmezse kendiliğinden ortadan kalkar. Bu nedenle karar tarihi ile uygulama talebi tarihi aynı takvimde izlenmelidir. Uygulamanın ardından kararın karşı tarafa tebliği gerekir; tebligatın gecikmesi, karşı tarafın itiraz süresini ve dosyanın seyrini etkiler. Adres bilgisi ticaret sicilinden doğrulanmadan talep sunulmamalıdır.

Dava Şartı Arabuluculuk Unutulmamalı

Konusu para alacağı olan ticari davalarda arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır. Buna karşılık ihtiyati tedbir talebi bu şarttan bağımsız olarak mahkemeye sunulabilir. Bu ayrımın bilinmemesi, koruma tedbirinin arabuluculuk süreci beklenirken geç istenmesine ve tedbirin işlevsiz kalmasına yol açar.

İtiraz Geldiğinde

Karşı taraf, kararın kendisine tebliğinden itibaren tedbire itiraz edebilir; itiraz üzerine mahkeme kararı değiştirebilir veya kaldırabilir. Bu aşamada savunma, ilk dilekçenin tekrarı değil, itirazda ileri sürülen somut noktalara cevap niteliğinde olmalıdır. Tedbir haksız çıkarsa doğacak tazminat sorumluluğu da baştan hesaba katılmalıdır.

Yukarıdaki değerlendirmeler geneldir; sözleşmenin metni, tahkim şartının bulunup bulunmaması ve tarafların tacir sıfatı süreci belirgin biçimde değiştirir. Talep sunulmadan önce dosyanın bir hukukçu tarafından bütün olarak incelenmesi yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla