İçeriğe geç
AC

Ticari Sözleşme Uyuşmazlığında Dava Şartı Arabuluculuk ve Sulh–Dava Kararı

7 Haziran 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 84 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Ticari bir sözleşmeden doğan alacak uyuşmazlıklarında dosya, çoğu zaman mahkeme kapısından değil arabuluculuk bürosundan başlar. TTK ve TBK hükümlerinden doğan talebiniz ne kadar güçlü olursa olsun, dava şartı niteliğindeki bu adım atlanırsa dava usulden reddedilir. Bu rehber, ticari sözleşme ihtilafında başvuru sırasını ve sulh ile dava arasındaki tercihi somutlaştırmayı amaçlar.

Önce sözleşmenin kendi çözüm mekanizması

Ticari sözleşmelerin önemli bir kısmı, uyuşmazlık hâlinde uygulanacak bir sıra öngörür: yazılı bildirim, düzeltme (cure) süresi, üst yönetim görüşmesi, ardından tahkim veya mahkeme. Sözleşmede tahkim şartı varsa devlet mahkemesine gitmek baştan tıkanır. Bu nedenle ilk iş, sözleşmenin uyuşmazlık ve fesih maddelerini okuyup hangi adımın hangi sırayla zorunlu olduğunu çıkarmaktır.

Konusu para alacağı olan ticari davalarda zorunlu adım

Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepli ticari davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Burada dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:

  1. Başvuru, karşı tarafın gerçek ticaret unvanı ve güncel adres kaydı ile yapılmalıdır; yanlış muhataba yapılan başvuru süreci baştan sakatlar.
  2. Talep miktarı ve dayanağı, son tutanağa yansıyacak açıklıkta ifade edilmelidir.
  3. Görüşmeye katılmama, sonraki aşamada yargılama gideri yönünden aleyhe sonuç doğurabilir.
  4. Son tutanağın aslı veya onaylı örneği dava dilekçesine eklenmelidir.

Sulh masasında neyin pazarlığı yapılır?

Ticari ilişkilerde sulh, yalnızca rakamın indirilmesi değildir. Ödeme takvimi, teminat, cari hesabın kapatılması, karşılıklı ibra, gizlilik ve ticari ilişkinin devamı da masaya konabilir. Alacaklı için tahsil edilebilirlik, borçlu için nakit akışı belirleyicidir; bu iki gerçek dikkate alınmadan yapılan görüşme sonuçsuz kalır. Anlaşma sağlanırsa düzenlenen belgenin icra edilebilirlik yönü baştan planlanmalıdır.

Anlaşamama hâlinde delil hazırlığı

Sulh denemesi başarısız olursa, ticari defterler, faturaların akıbeti, teslim ve kabul belgeleri, e-posta yazışmaları ve cari hesap mutabakatları tek bir kronolojiye bağlanmalıdır. Ticari defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi kanunun aradığı şartlara bağlıdır; bu nedenle defter kayıtlarına dayanmadan önce kayıtların düzenliliği kontrol edilmelidir. Ayrıca temerrüdün hangi tarihte oluştuğu, faiz talebinin başlangıcını belirleyeceği için ihtarname tarihleri ayrı bir tabloda tutulmalıdır.

Zamanaşımı ve süre yönetimi

Arabuluculuk süreci zamanaşımı bakımından koruma sağlasa da, süreç öncesi geçen zaman geri gelmez. Sözleşme türüne göre farklı zamanaşımı süreleri uygulanabileceğinden, ihtilafın doğduğu tarih dosyanın ilk sayfasına yazılmalı ve tüm planlama bu tarihe göre yapılmalıdır.

Bu metin genel nitelikli bilgi sunar; sözleşmenin lafzı, tarafların ticari sıfatı ve yazışma geçmişi sonucu değiştirebilir. Süreci başlatmadan önce dosyanın bir avukat tarafından değerlendirilmesi önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla