İçeriğe geç
AC

Ticari Sözleşme Uyuşmazlığında Dava Şartı Arabuluculuk ve Asliye Ticaret Mahkemesinin Görevi

13 Haziran 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 81 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

Ticari bir sözleşmeden doğan alacak talebinde iki eşik vardır: dosyanın asliye ticaret mahkemesinin görev alanına girip girmediği ve dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin tamamlanmış olması. Bu iki eşikten biri atlandığında, sözleşme ne kadar açık olursa olsun dava esastan incelenmez.

Ticari Dava Nedir, Görev Nasıl Belirlenir

6102 sayılı TTK, bazı uyuşmazlıkları tarafların sıfatına bakılmaksızın mutlak ticari dava saymış, bunun dışında her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olan hususlardan doğan hukuk davalarını da ticari dava olarak nitelendirmiştir. Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisidir ve kamu düzenindendir. Bu nedenle taraflar itiraz etmese bile mahkeme durumu resen inceler; yanlış mahkemede açılan dava görevsizlik kararıyla sonuçlanır.

Dava Şartı Olarak Arabuluculuk

Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri bakımından ticari davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Uygulamadaki tipik hata, arabuluculuk sürecinin dava dilekçesindeki taleplerin tamamını kapsamamasıdır: görüşmede yalnızca fatura alacağı konuşulup dava dilekçesine cezai şart ve tazminat kalemleri eklenirse, kapsam dışı kalan kalemler için şart gerçekleşmemiş sayılabilir. Son tutanağın dosyaya aslına uygun biçimde sunulması da ayrı bir dikkat noktasıdır.

Yetki: İfa Yeri ve Yetki Sözleşmesi

TBK ve HMK çerçevesinde davalının yerleşim yeri genel yetkiyi verirken, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de seçimlik olarak kullanılabilir. Tacirler ve kamu tüzel kişileri, aralarındaki belirli bir uyuşmazlık ya da belirli bir hukuki ilişkiden doğacak uyuşmazlıklar için yazılı yetki sözleşmesi yapabilir. Genel işlem koşulları arasına sıkıştırılmış, kapsamı belirsiz yetki kayıtları ise tartışmaya açıktır. Yabancılık unsuru taşıyan sözleşmelerde tahkim şartının varlığı, doğrudan mahkemenin yargı yolu bakımından değerlendirmesini gerektirir.

Sözleşme Dosyasında Sık Görülen İspat Boşlukları

  1. Sipariş, teyit ve teslim zincirinin tarih sırasıyla kurulmaması
  2. Çerçeve sözleşmeye yapılan eklerin imza ve tarih yönünden eksik kalması
  3. Ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğunun ve karşılıklı kayıtların uyumunun gösterilmemesi
  4. Ayıp bildiriminin süresinde ve ispatlanabilir biçimde yapılmamış olması
  5. Elektronik yazışmaların bütünlüğünü koruyacak şekilde muhafaza edilmemesi

Ticari defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi kanunda aranan koşullara bağlıdır; bu koşullar sağlanmadığında defterler yalnızca aleyhe sonuç doğurabilir. Bu nedenle dava öncesinde defter ve belge uyumunun kontrolü, dilekçe yazımından önce gelir.

Kapanış

Yukarıdaki çerçeve genel bilgilendirme amacı taşır. Sözleşmenizin tipi, tarafların sıfatı ve varsa tahkim kaydı izlenecek yolu tümüyle değiştirebileceğinden, dava veya arabuluculuk adımından önce dosyanın bir hukukçuyla gözden geçirilmesi önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla