İçeriğe geç
AC

Şirket İçi Uyuşmazlıklarda Görevli Mahkeme, Yetki ve Delil Sözleşmesinin Sınırları

27 Mart 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 59 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

Ortaklar arasındaki anlaşmazlıklar, çoğu zaman esas sözleşmeye ya da pay sahipleri sözleşmesine yazılmış birkaç satırın nasıl yorumlanacağıyla belirlenir. TTK ve TBK ekseninde bu rehber, şirket içi uyuşmazlıkların hangi mahkemeye taşınacağını ve tarafların delil konusunda yaptıkları düzenlemenin nereye kadar bağlayıcı olduğunu ele alıyor.

Asliye Ticaret Mahkemesinin Görev Alanı

Ticaret şirketlerinin iç ilişkisinden, ortakların birbirine veya şirkete karşı açtığı davalardan doğan uyuşmazlıklar mutlak ticari dava niteliğindedir; tarafların tacir olup olmaması sonucu değiştirmez. Genel kurul kararının iptali, sorumluluk davası, haklı sebeple fesih ve ortaklıktan çıkarma talepleri bu kapsamdadır. Ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar. Bazı taleplerin heyet hâlinde görülmesi gerektiği de dosyanın kurgusunda gözetilmelidir.

Yetki: Şirket Merkezi Belirleyicidir

Şirketle ortak arasındaki ve ortakların bu sıfatla birbirlerine karşı açtıkları davalarda yetki, şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesine aittir ve bu kural kesin niteliktedir. Kesin yetki söz konusu olduğunda taraflar sözleşmeyle başka bir mahkemeyi yetkili kılamaz; mahkeme yetkisizliği kendiliğinden gözetir. Buna karşılık ortaklar arasındaki, ortaklık sıfatından bağımsız ticari ilişkilere dayanan davalarda tacirler yetki sözleşmesi yapabilir.

Tahkim Kaydı Varsa Ne Olur?

Esas sözleşmede veya pay sahipleri sözleşmesinde geçerli bir tahkim şartı varsa, karşı tarafın süresinde ileri süreceği tahkim itirazı davanın usulden reddine yol açar. Şirketler hukukunda her uyuşmazlığın tahkime elverişli olmadığı, özellikle kamu düzenini ilgilendiren taleplerde bu yolun tartışmalı olduğu gözetilmelidir.

Delil Sözleşmesi Nereye Kadar Bağlar?

Taraflar, aralarındaki uyuşmazlığın belirli delillerle ispat edileceğini kararlaştırabilir; ancak bu serbestinin sınırları vardır:

  • Delil sözleşmesi ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği konularda yapılabilir.
  • Bir tarafın delil hakkının tamamen ortadan kaldırılması sonucunu doğuran kayıtlar geçersiz sayılır.
  • Kanunun kesin delille ispatı öngördüğü hâller, sözleşmeyle esnetilemez.
  • Sözleşmenin kapsamı dar yorumlanır; hangi vakıanın hangi delille ispat edileceği açıkça yazılmalıdır.

Delil Eksikliği: Ticari Defterler ve Şirket Kayıtları

Ticari defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi usulüne uygun tutulmalarına ve birbirini doğrulamalarına bağlıdır; usulsüz tutulan defter, sahibinin aleyhine sonuç doğurabilir. Uygulamada eksik kalanlar genellikle şunlardır: genel kurul ve yönetim kurulu karar defterlerinin ilgili sayfaları, toplantıya çağrının usulüne uygun yapıldığını gösteren belgeler, hazirun cetveli, pay defteri kayıtları, ortaklar arası para hareketlerinin banka üzerinden izlenebilir olmaması. Şirket kayıtlarına erişimi olmayan azınlık ortak bakımından, özel denetçi atanması veya bilgi alma hakkının kullanılması dava öncesinde değerlendirilmelidir.

Bu içerik genel bilgilendirme içindir. Esas sözleşme hükümleri ve şirket türü, görev–yetki ve ispat değerlendirmesini önemli ölçüde değiştirebilir; adım atmadan önce hukuki görüş alınması yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla