İş kazası sonrasında yapılan idrar/kan testinde uyuşturucu maddenin tespit edilmesi; işçi-işveren ilişkisinden iş kazasının değerlendirilmesine ve cezai sorumluluğa kadar geniş bir yelpazede sonuçlar doğurur.
İş Hukuku Boyutu
- 4857 sayılı İş Kanunu m.25/II-d: İşverenin haklı nedenle fesih hakkı (işçinin kendisini sürekli olarak işyerinde uyuşturucu/alkol etkisi altında bulundurması).
- Tek olay halinde "sürekli" şartı tartışılır; ancak iş kazasıyla birlikte ağır iş güvenliği ihlali oluşturduğunda derhal fesih meşrudur.
- İşçinin kıdem ve ihbar tazminatı hakkı kalkar.
İş Sağlığı ve Güvenliği
6331 sayılı Kanun, işverene çalışanın güvenliğini sağlama yükümlülüğü yükler. Uyuşturucu etkisinde çalışan işçinin tehlikeli iş yapması engellenmelidir; aksi halde işveren de cezai/idari sorumluluk taşır.
SGK ve Tazminat
- İş kazası SGK'ya bildirilir; kusur paylaşımı raporu ile tazminat etkilenir.
- İşçinin uyuşturucu etkisi nedeniyle kusurunun ağır olması, tazminatı düşürür/keser (TBK m.52).
- İşverenin gözetim eksikliği varsa müteselsil sorumluluk kalkmaz.
Cezai Boyut — TCK m.191 ve Diğerleri
Uyuşturucu etkisinde iş yerinde bulunma, başlı başına suç değildir; ancak idrarda madde tespiti, TCK m.191 kullanmak için bulundurma soruşturmasını başlatabilir. Kazada başkasına zarar gelmesi halinde TCK m.85-89 uygulanır.
Yargıtay 9. HD — İlke
9. HD, uyuşturucu etkisinde iş kazasında işçinin kusur oranının yüksek bulunması gerektiğini, ancak işverenin iş güvenliği önlemleri ve periyodik test/eğitim politikasının eksikliği halinde kusurun paylaştırılmasını benimsemektedir.
Kapsam notu: Yukarıdaki değerlendirme, belirli bir karara atıf yapmak yerine uygulamada yerleşik hâle gelmiş genel yaklaşımı özetlemektedir; bu nedenle esas ve karar numarası verilmemiştir. Somut bir dosyada emsal karara dayanılacaksa, ilgili kararın esas ve karar numarasıyla Yargıtay Karar Arama üzerinden teyit edilmesi ve tam metninin incelenmesi gerekir. Her dosyanın olgu örgüsü farklı olduğundan kararların somut olaya uygulanışı dosyaya özgüdür.
İşveren İçin Hukuka Uygun Test Politikası
- İşçi sağlığı ve güvenliği yönergelerine net madde testi prosedürü eklenmelidir.
- Test, aydınlatılmış rıza ile yapılmalı; rastgele test KVKK uyumlu olmalıdır.
- Pozitif sonuç sonrası işten çıkarma kararı, fesih bildirimi ile usulüne uygun yapılmalıdır.
- Tıbbi izinli ilaç kullanımı için "false positive" değerlendirme prosedürü.
Bu dosyalar hem iş hem ceza hem KVKK boyutludur. Çok yönlü hukuki destek önerilir.
Sıkça Sorulan Sorular
İşyerine alkollü veya uyuşturucu almış gelmek haklı fesih sebebi midir?
Evet, kanunda açıkça sayılmıştır. İş Kanunu m.25/II-d uyarınca işçinin “işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması”, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hâller arasında olup işverene derhâl (bildirimsiz) fesih hakkı verir. Aynı bentte işverene, ailesine veya başka bir işçiye sataşma da sayılmıştır.
İşveren bu hakkı ne kadar süre içinde kullanmak zorundadır?
Bu, işçi lehine en kritik savunmadır. İş Kanunu m.26 uyarınca ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hâllere dayanan fesih yetkisi, “iki taraftan birinin bu çeşit davranışlarda bulunduğunu diğer tarafın öğrendiği günden başlayarak ALTI İŞ GÜNÜ geçtikten ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren BİR YIL sonra kullanılamaz”. Süre geçtikten sonra yapılan fesih haklı fesih sayılmaz; kıdem ve ihbar tazminatı doğar. (İşçinin olayda maddi çıkar sağlaması hâlinde bir yıllık süre uygulanmaz.)
Test sonucu pozitif çıktı; tek başına fesih için yeterli mi?
Kanun, işçinin işyerine sarhoş/uyuşturucu almış olarak gelmesi ya da işyerinde kullanması fiilini aramaktadır. Bu nedenle savunmada; numunenin ne zaman, nasıl ve kim tarafından alındığı, laboratuvarın yetkili olup olmadığı, doğrulama testinin (ön tarama sonrası ikinci yöntemle teyit) yapılıp yapılmadığı, reçeteli ilaç kullanımının yanlış pozitif doğurup doğurmadığı ve sonucun işyerinde bulunduğu ana ilişkin olup olmadığı denetlenir. Mesai dışındaki kullanımı gösteren bir bulgu, işyerine sarhoş gelme fiilini tek başına kanıtlamaz.
İş kazası olduysa tazminat hakkı tamamen düşer mi?
Hayır, kural indirim yönündedir. TBK m.52/1 uyarınca “Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.” Yani işçinin kusuru müterafik kusur olarak değerlendirilir; ancak bu, işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin incelenmesini engellemez.
İşverenin sorumluluğu hangi noktada aranır?
İşverenin gözetim ve önlem yükümlülüğü bağımsız olarak denetlenir: risk değerlendirmesi yapılmış mı, işçi bu konuda eğitilmiş mi, denetim mekanizması işletilmiş mi, tehlikeli işte çalıştırma yasağına uyulmuş mu. İşçinin kusuru bulunsa dahi işverenin önlem almamış olması, tazminatın tamamen kaldırılmasını engelleyebilir. Değerlendirme TBK m.51/1 uyarınca “durumun gereği ve özellikle kusurun ağırlığı” göz önüne alınarak yapılır.
İşçi feshe karşı ne yapabilir?
İş Kanunu m.25'in son fıkrası uyarınca “İşçi feshin yukarıdaki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası ile 18, 20 ve 21 inci madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir.” İş güvencesi kapsamındaysa fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmak zorunludur; anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılır. Bu süreler hak düşürücüdür.