Yapay zekâ ile üretilen sahte görüntü ve ses kayıtları, klasik bilişim uyuşmazlıklarından farklı bir ispat sorunu doğurur: teknik olarak akıcı görünen, fakat kaynağı itibarıyla tümüyle üretilmiş bir dosya söz konusudur. Bu rehber, deepfake içeriğe maruz kalan kişinin delil zincirini nasıl kuracağını ve süreci hangi aşamada uzlaşma, hangi aşamada dava olarak yürüteceğini ele alır.
Üreten ile yayan aynı kişi olmayabilir
Deepfake dosyalarında çoğu zaman üç ayrı halka bulunur: içeriği üreten, ilk kez paylaşan ve kitlesel yayılımı sağlayan hesaplar. Şikâyet dilekçesi bu halkaları ayırmadan yazıldığında, soruşturma tek bir hesaba odaklanır ve asıl kaynak dosya dışında kalır. Bu nedenle içeriğin ilk göründüğü mecra, paylaşım saati ve varsa aynı içeriğin farklı platformlardaki kopyaları en baştan ayrı ayrı listelenmelidir.
Delilin bütünlüğü: kaydet, doğrula, sakla
- İçeriğin ekran görüntüsü değil, bağlantısı ve mümkünse dosyanın kendisi saklanmalıdır; ekran görüntüsü tek başına zayıf kalır.
- Görüntüleme tarihi, saati ve erişim yolu ayrı bir tutanakta not edilmelidir.
- Kaynağı tartışmalı dosyalar üzerinde düzenleme yapılmamalı, kopya üzerinde çalışılmalıdır.
- Tespitin resmî bir belgeye bağlanması gerekiyorsa, mahkemeden delil tespiti istenmesi seçeneği erken değerlendirilmelidir.
Erişimin engellenmesi ile ceza şikâyeti aynı yol değildir
5651 sayılı Kanun kapsamındaki erişim engelleme talebi, içeriğin görünürlüğünü durdurmaya yöneliktir; failin cezalandırılmasını sağlamaz. TCK kapsamındaki bilişim sistemlerine ilişkin suçlar ile kişilik haklarına yönelik fiiller ise ayrı bir şikâyet ve soruşturma sürecini gerektirir. İçerikte kişisel veri işlenmesi de varsa, KVKK yönünden ayrıca değerlendirme yapılması gerekir. Uygulamada en sık görülen hata, erişim engelleme kararı alındıktan sonra ceza sürecinin ihmal edilmesi ve dosyanın soğumasıdır.
Uzlaşma masasına oturmadan önce ölçülmesi gerekenler
Bazı fiiller bakımından uzlaştırma gündeme gelebilir. Karar verirken şu üç soru somut olarak yanıtlanmalıdır: içerik tamamen kaldırıldı mı, kopyalarının yeniden yayılmasını önleyecek bir taahhüt var mı ve maddi–manevi zarar kalemleri ölçülebilir biçimde tanımlandı mı. İçeriğin yayılımı sürerken kurulan bir uzlaşma, çoğu zaman mağduru sonraki paylaşımlar karşısında savunmasız bırakır.
Yol haritasını yazılı tutun
Deepfake dosyalarında zaman en kritik değişkendir; içerik hızla çoğalır, kaynak hesap kapanır ve teknik iz kaybolur. Bu nedenle tespit, başvuru ve takip adımları tek bir tabloda tarihlendirilmeli, her aşamada hangi belgenin nereye sunulduğu kayıt altına alınmalıdır.
Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçeriğin niteliği, yayıldığı mecra ve tarafların konumu sürecin yönünü değiştirebilir; somut olayda avukatınızla birlikte değerlendirme yapmanız yerinde olur.