Bir hesabın ele geçirilmesi, kurumsal sistemden veri sızması ya da yetkisiz erişim iddiası söz konusu olduğunda, ilk saatlerde yapılanlar dosyanın kaderini belirler. TCK'nın bilişim suçlarına ilişkin hükümleri, 5651 sayılı Kanun ve KVKK'nın kesiştiği bu alanda veri ihlali hem cezai hem idari hem de hukuki sonuçlar doğurur. Bu rehber, delil zincirinin kopmadan kurulmasına odaklanır.
İlk saatler: kayıt altına alma
Sistem üzerinde iyi niyetle yapılan müdahaleler çoğu zaman delili yok eder. Şifre değiştirmek, oturumları sonlandırmak ve makineyi yeniden kurmak güvenlik açısından doğru olsa da, öncesinde log kayıtlarının ve sistem imajının alınması gerekir. Erişim kayıtları, IP bilgileri, e-posta başlıkları ve zaman damgaları saklandığında olay akışı sonradan yeniden kurulabilir; aksi hâlde iddia teknik olarak doğrulanamaz.
Delil zincirini kuran adımlar
- Olayın fark edildiği an, saat bilgisiyle birlikte yazılı olarak kayda geçirilir.
- Ekran görüntüleri yerine, mümkünse ham kayıt dosyaları saklanır.
- Kayıtların kim tarafından, hangi yöntemle alındığı bir tutanağa bağlanır.
- İnternet üzerindeki yayınlar için noter ya da mahkeme aracılığıyla tespit yaptırılır.
- Kayıtların bütünlüğünü gösteren özet değerleri saklanır.
Üç ayrı yol, üç ayrı takvim
Ceza şikâyeti savcılığa yapılır ve failin tespiti için erişim sağlayıcı kayıtlarının istenmesi talep edilmelidir. Kişisel verilerin hukuka aykırı işlendiği iddiası bakımından veri sorumlusuna başvuru ve ardından Kurul'a şikâyet yolu işletilir. İçeriğin yayından kaldırılması ya da erişimin engellenmesi için ise 5651 sayılı Kanun kapsamında sulh ceza hâkimliğine başvurulur. Bu üç yol birbirinin alternatifi değildir ve her birinin takvimi ayrı yürür.
Kurumsal tarafta sık yapılan hatalar
- İhlalin ilgili kişilere ve Kurul'a bildiriminin gecikmesi.
- Olay müdahale kayıtlarının tutulmaması, sonradan gösterilecek belgenin kalmaması.
- Veri işleme envanteri ile fiilî durumun uyuşmaması.
- Yedekleme ve saklama sürelerinin belgelenmemesi.
Değerlendirme
Dijital delilde en büyük risk, delilin hiç bulunmaması değil, bulunduğu hâlde elde ediliş biçimi tartışmalı olduğu için değerlendirme dışı bırakılmasıdır. Bu nedenle teknik ekiple hukuki sürecin ilk andan itibaren birlikte çalışması gerekir. Yukarıdaki bilgiler genel çerçeve sunar; olayın kapsamı ve etkilenen veri türü farklı yükümlülükler doğurabileceğinden uzman desteği alınması yerinde olur.