İçeriğe geç
AC

Ayıp Uyuşmazlığında Arabuluculuk: Süreleri Durduran Adım ve Doğru Büro Seçimi

19 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 77 görüntülenme Son güncelleme: 7 Ağustos 2026

Teslim edilen mal veya yapılan iş ayıplı çıktığında alıcının elindeki haklar bellidir; asıl belirsizlik, bu hakların hangi sırayla ve hangi zaman diliminde kullanılacağıdır. Arabuluculuk bu noktada hem zorunlu bir basamak hem de süreleri koruyan bir mekanizma olarak devreye girer.

Arabuluculuk Dava Şartı mı, İhtiyari mi?

Ayıptan doğan talebin niteliği, arabuluculuğun zorunlu olup olmadığını belirler. Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri bakımından ticari davalarda ve tüketici uyuşmazlıklarında arabuluculuk dava şartıdır. Buna karşılık malın ayıpsız misliyle değişimi ya da sözleşmeden dönme gibi para alacağı dışındaki talepler farklı değerlendirilir. Zorunlu olduğu hâlde arabulucuya başvurmadan açılan dava, esasa girilmeden usulden reddedilir ve bu, geri alınamayan bir zaman kaybıdır.

Süreler Arabuluculukta Durur mu?

Bu, ayıp dosyalarında en kritik sorudur. 6325 sayılı Kanun, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımının duracağını ve hak düşürücü sürenin işlemeyeceğini öngörür. Bu koruma yalnızca usulüne uygun yapılan başvuru için geçerlidir. Uygulamada iki hata sık görülür: başvurunun yanlış büroya yapılması ve son tutanağın alınmasından sonra dava açmakta gecikilmesi. Koruma, tutanağın düzenlendiği anda sona erer; sayaç kaldığı yerden işlemeye devam eder.

İki Ayrı Sayaç: İhbar ve Zamanaşımı

  1. Gözden geçirme ve ihbar: Alıcı, teslim aldığı malı işlerin olağan akışına göre incelemek ve saptadığı ayıbı satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Bildirim yapılmazsa mal kabul edilmiş sayılabilir.
  2. Gizli ayıp: Sonradan ortaya çıkan ayıplarda bildirim külfeti, ayıbın öğrenildiği anda doğar.
  3. Zamanaşımı: Satış sözleşmelerinde ayıptan doğan sorumluluk kural olarak iki yıllık süreye tabidir; satıcı ayıbı ağır kusuruyla gizlemişse bu süreden yararlanamaz.

Hangi Büro, Hangi Mahkeme?

Arabuluculuk başvurusu, karşı tarafın yerleşim yeri ya da işin yapıldığı yer arabuluculuk bürosuna yapılır. Dava aşamasında ise genel yetki kuralı davalının yerleşim yeri mahkemesidir; sözleşmeden doğan davalarda ayrıca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de yetkilidir. Görev bakımından uyuşmazlığın tarafları belirleyicidir: iki tacir arasındaki ticari iş asliye ticaret mahkemesinde, tüketici işlemi tüketici mahkemesinde, diğer hâller asliye hukuk mahkemesinde görülür.

Ayıp İhbarını Belgelemek

Sözlü bildirimlerin ispatı güçtür. İhbarın noter aracılığıyla ya da tarih ve içeriği doğrulanabilir bir kanalla yapılması, hem ihbar külfetinin yerine getirildiğini gösterir hem de karşı tarafın sonradan öne süreceği kabul iddiasını zayıflatır.

Sonuç

Ayıp dosyalarında hak kaybı çoğunlukla malın durumundan değil, sessiz geçirilen haftalardan doğar. Teslim tarihinizi, ayıbı öğrendiğiniz günü ve yaptığınız bildirimleri sıraya koyup bir hukukçuyla değerlendirmeniz doğru yolu netleştirir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla