Bir mal ya da hizmetin ayıplı çıkması, alıcının haklarını doğurur; ancak bu hakların korunması, alıcının kendi yükümlülüklerini de yerine getirmesine bağlıdır. TBK, alıcıya malı gözden geçirme ve ayıbı bildirme yükü yükler. Bu rehber TBK, HMK ve tüketici ilişkilerinde TKHK çerçevesinde ayıp ihbarını ele alır.
Gözden Geçirme ve Bildirim Yükü
Alıcı, teslim aldığı malı işlerin olağan akışına göre makul sürede gözden geçirmeli ve tespit ettiği ayıbı satıcıya bildirmelidir. Açık ayıpların zamanında bildirilmemesi, malın kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurabilir. Bu nedenle ihbarın hem içeriği hem zamanlaması önem taşır.
Açık Ayıp ile Gizli Ayıp Farkı
Ayıplar niteliğine göre farklı sonuçlar doğurur:
- Açık ayıp: olağan incelemeyle fark edilebilen kusur; makul sürede bildirilmelidir.
- Gizli ayıp: sonradan ortaya çıkan, incelemeyle görülemeyen kusur; fark edildiğinde bildirilmelidir.
- Satıcının ağır kusuru ya da ayıbı gizlemesi halinde durum alıcı lehine değişir.
Bu ayrım, hangi hakların ne zaman kullanılabileceğini belirler.
İhbarı İspatlanabilir Yolla Yapın
Ayıp ihbarının yapıldığını kanıtlayamamak, hakların kaybına yol açan en yaygın sebeptir. İhbar; noter, iadeli taahhütlü mektup ya da kayıtlı elektronik yazışma gibi ispatlanabilir bir kanalla yapılmalıdır. İhbarda ayıbın niteliği ve talep açıkça belirtilmeli, gönderim kanıtı saklanmalıdır.
Seçimlik Haklar ve Zamanaşımı
Ayıp usulüne uygun bildirildiğinde alıcı; sözleşmeden dönme, bedel indirimi, onarım ya da ayıpsız misli ile değişim arasında tercih yapabilir. Bu hakların bir zamanaşımı süresine tabi olduğu, sürenin ise malın türüne göre değişebileceği unutulmamalıdır. Satıcının ayıbı hile ile gizlediği hallerde zamanaşımı savunması dinlenmez.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Sözleşmenin türü ve ayıbın niteliği sonucu değiştirir; somut olayınız için hukuki destek almanız önerilir.